Ders çıkartmak...

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

İlk maçlar her zaman zordur. Futbolcu açısından teknik heyet açısından. Ancak güç dengeleri çok farklı iki takımın maçında skor olarak değil futbol olarak bu kadar fark olmasına anlam vermek gerçekten zor. Ekonomik olarak yüksek bütçeli takım düşük bütçeli takım karşısında doksan dakika boyunca pozisyon bulamıyor.
Zor olmasını anlıyoruz da oynanan futbolu anlamakta zorluk çekiyoruz. Hele birde maçın 2. dakikası içinde golü buluyorsun. Bu dakikadan sonraki görüntü inanın insanın içini karartıyor. Son bölümdeki olayları ise konuşmaya bile gerek yok,
Kampta bir hazırlık maçını çalışmalarda bir çok çift kalesini takip ettiğim takımdan eser yoktu pazar günü sahada. Savunma dökülüyor orta saha idare eder, kanatlar yok gibi, hücumda ara ki bulasın.
Hazırlık maçlarında sol bekte forma giyen Serkan yerine Eşref'e forma verdi. Genç futbolcu beklenenden uzak bir görüntü verdi. Kaleci Fatih ilk golde tereddütü pahalıya mal oldu. İmam ve Akın geçen yılki performanslarından çok uzak bir görüntü verdiler. Orta sahada Eşref Kolçak ve Emre zaman zaman iyi paslar yaptılar (ilk yarıda ikinci yarıda onlarda kayboldu) ancak hücuma katkı sunamadılar. 
Bu sezon en çok takviye yapılan kanat oyuncularından ise beklenen verim alınamadığı kesin. Kudret ve Emrah ilk on birde başladı. İlk yarıda zaman zaman etkili oldular ikinci yarıda onlarda kayboldu. İşin kötü tarafı bu isimler yerine giyenlerin takıma artısı olmadı eksisi oldu. Yani kulübeden gelip de katkı veren isim olmadı maalesef.
Gol yollarındaki umut Gökhan'a yorum yapamıyorum çünki ceza sahasına içine doksan dakikada kaç top götürebilirdik. 
Evet maçın hakemi çok kötü bir yönetim gösterdi. Ancak mağlubiyette onun katkısı var demek hedef saptırmak olur. İki takımada çok yanlış düdükler çaldı, trafik polisi gibi düdük çalmaktan futbol oynatmadı. Buda konuk takımın son yarım saatte işine geldi. E kardeşim sende olmadık ve gereksiz yerlerde gereksiz fauller yaparsan rakipte bunu kullanır.
Sahaya giren taraftara ne demeli. Kime kızıyorsun kardeşim kızacaksan kendi takımına kızacaksın. Onunda yeri saha içi değilki. 1 lira verdin sahaya girdin kulübüne 3-5 bin lira ceza yedirdin. Bu mu senin taraftarlığın bu mu senin sevgin. Böyle sevgi yere batsın. Hadi taraftan bilinçsiz yöneticimizde aynı hatayı yapıyor yardımcı hakeme hakaretten tribüne gönderiliyor. Sezonun ilk maçında yaşadıklarımıza bakarmısınız.
Teknik Direktör Fahrettin Sayhan'ın on birine saygı duymak gerekiyor. Sonuçta karar mercii. Ancak 18 ve yaptığı hamlelerin yanlış olduğuna inanıyorum. İlk maç cumartesi kadro açıklanacak 25 kişilik kadrodan 21'i kadroda. Neden hocam ? Takım birlikteliği ise neden bir tek genç Bilal lojmanda kalmıyor. Yer mi yok ?. Yok eğer kadroya giremeyecek isimleri yumuşatmak ise bu çok daha kötü inanki.
Başkan Gül'ün sıkıntısı başından aşkın. Derdi çok ancak Belediyespor Yönetimi'ndeki görev dağılımının dışında herkesin her işi yapma çabası çok büyük soranlar doğuruyor. Perde önünde güzel perde arkasında çirkin görüntüler yaşanıyor. Bu görüntüleri her kademede görmek mümkün. Profesyonel futbolcu uyanık olur bu kadar çok başlı kulüplerde herkes kendine bir yönetici bulur ve sonuçta kaybeden kulüp olur. O yüzden profesyonel kulüp gibi davranmak ve ona göre hareket etmek lazım. Her sezon Çorum'un bir yılı ve 3-4 milyon lira parası gidiyor. Bu emeklerin boşa çıkmaması için sezon başında bu yanlışlardan vazgeçmek gerekiyor. 
Detaya girmek sezonun ilk haftasında yanlış olur. Bir sezonun daha boşa geçmemesi için erken uyarı görevimizi yapalım. Herkes kendi işini yapsın ve kimse güç gösterisinde bulunmasın. Bunu yapanların gördükleri zarar beni ilgilendirmiyor ancak şehrin takımı zarar görüyorsa kusura bakmayın bu tüm Çorumlular gibi beni de ilgilendiriyor. İnşallah gereken dersleri çıkartırız da Manavgat maçını alarak telafi ederiz.