İki Kıssa Bir Hisse

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Kıssalar insan hayatının önünü görme ve göstermede temsili bir karakter taşır. Kur’an ve Hadis nasihat, ibret, irşat, hidayet, uyarma, sakındırma, özendirme ve müjdeleme gibi hususlara dikkat çekmek üzere kıssalara yer verir.
Biz bu hafta kahramanı bir, hissesi ise dolaysıyla bir/ortak iki kıssa paylaşacağız siz okuyucularla.
            **   
Şeytan , inek sağmakta olan bir kadını takip eder. Bu esnada ineğin buzağısı az ilerideki bir kazığa bağlı durmaktadır. Şeytan, şeytanlık yapacak ya; buzağının ipini bir parça gevşetir. Buzağı, annesinin sağılmasını aç karnına izlemeye daha fazla dayanamaz. Debelendikçe boynundaki ip biraz daha gevşer ve sonunda bağından azat olur. Koşarak annesini emmeye gider.
Süt kovasına çarpınca bütün sütler yere dökülür. Sağdığı süt ziyan olunca sinirlenen kadın, eline geçirdiği odunu buzağının kafasına geçirir. Yavru kan içinde yere yığılır. Bunu gören inek bir tekmede kadını perişan eder. Üzerinde tepişirken kadını öldürür. Gürültüleri duyan kayınpederi, ineğin gelinini öldürdüğünü görür. Elindeki tüfekle ateş edip ineği öldürür. Silah sesi üzerine kadının kocası da oraya gelir. Bakar ki, hanımı kanlar içinde yerde yatmakta. Babasının elinde de tüfek var. Hemen silahını çekip babasının üzerine boşaltır.
Olayın şahitlerinden biri durumu adama aktarır. Gerçekleri öğrenen adam pişmanlıktan cinnet geçirip kafasına sıkar. Oracıkta can verir. Şeytan bile şaşmıştır, gördüklerine...
Ama sırıtarak olup biteni izler ve:
 “Ben ne yaptım ki, Sadece bir parça ip gevşettim !..” der.  
**
Bir adam kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır. 
Neden sonra, yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi bir şey yapmış olmak için bunu Hacı Bektaş Veli'nin dergâhına kurban olarak bağışlamak ister. O zamanlar dergâhlar aynı zamanda aşevi işlevi görüyordu. 
Durumu Hacı Bektas Veli'ye anlatır ve Hacı Bektas Veli: 
 -‘Helal değildir’ diye bu kurbanı geri çevirir. 
Bunun üzerine adam Mevlevi dergâhına gider ve aynı durumu Mevlana'ya anlatır. 
Mevlana ise; bu hediyeyi kabul eder. 
Adam aynı şeyi Hacı Bektaş Veli’ye de anlattığını ama onun bunu kabul etmemiş olduğunu söyler ve Mevlana’ya bunun sebebini sorar. 
Mevlana söyle der: 
-Biz bir karga isek Hacı Bektas Veli bir şahin gibidir. Öyle her leşe konmaz. O yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama o kabul etmeyebilir. 
Adam üşenmez kalkar Hacı Bektaş Dergâhı’na gider ve Hacı Bektas Veli'ye, Mevlana’nın kurbanı kabul ettiğini söyleyip bunun sebebini bir de Hacı Bektaş Veli’ye sorar. 
Hacı Bektaş da söyle der: 
-Bizim gönlümüz bir su birikintisi ise Mevlana’nın gönlü okyanus gibidir. Bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir ama onun engin gönlü kirlenmez. Bu sebepten dolayı o senin hediyeni kabul etmiştir.
**
Çoğu kere gerek bireysel, gerek toplumsal gerekse siyasal hayatta karşıyı/muhatabı anlamadan, anlamaya çalışmadan fevri hareket ediyoruz. Edince ne oluyor?
Ne olacak ya ipi çeken ya da çekilen oluyoruz..
Oysa muhabı önyargısız değerlendirince tevazu ve zerafet ortaya çıkıyor.
 Mevlana ve Hacı Bektaş’ta olduğu gibi.
Böylesi incelik ve alçak gönüllülükle, birbirimizi yeren, kıran değil; yücelten, doğru anlayan ve sözlerini iyiye yoran olmamız dileğiyle...