Köprü Üzerine Ev

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Ömür geçtikçe/yaş ilerledikçe insanın olgunluğu ve dinginliği daha da artıyor. Eski deli-dolu halleri davranışlarına daha az yansıyor. İstisnalar var tabii. Onlar kaideyi bozmaz. Zira onlar için “kırkından sonra azanı teneşir paklar” denilir.
Gün be gün bir nehir misali kaçınılmaz sona doğru akıyor, geçtiğimiz dünya arazilerini ya hayra vesile olup suluyor, ya da şerleşerek sel-tufan olup mahvediyoruz. Ortası yok mu, var elbet. Suya sabuna dokunmayan, etliye sütlüye karışmayan, varlığı ile yokluğu belli olmayan bir hayat.
Rivayete göre Peygamber Efendimiz; “Dünya, geçilecek bir köprü gibidir. Bu köprüyü tamir etmekle uğraşmayın, hemen geçip gidin” buyururlar.
Dünya kurulalı bu köprüyü hızla geçenler, üzerine ev yapanlar, tadilat ve tamirata kalkanlar çok olmuş.
Köprü üzerine ev yapanların kimisi çaresizliğinden, kimisi bilinçsizliğinden, kimisi Deli Dumrulluğundan buna tevessül ediyor.
Az yaşa çok yaşa ahir ve akıbetimiz ölüm.
Nerede, ne zaman ve ne amaç uğruna son nefesimizi vereceğiz?
**
Ülkemiz 20 Temmuz’dan bu yana dahili ve harici terörist eylemlerle sarsılıyor.
Terörist hareketleri aklınız ve havsalanız hiç alıyor mu?
Nasıl bir beyin yıkama sonucu ki canlı bomba oluyor, nasıl bir ideal ki ölümü göze aldırıyor, ne acımasız bir vicdanla ki masum insanlara, araçlara, arazi ve işyerlerine saldırıyor, saldırtıyor; can ve mal kaybına sebebiyet veriliyor.
Şer güçler düğmeye bastı ve pis oyunlarını sergilemeye başladılar. En kötüsü de atalarımızın korkulur dediği “pirincin içindeki beyaz taş” mesabesindeki işbirlikçiler bulmaları.
Yüce Mevla İnşirah suresinde zorluklardan sonra nekre bir ifade (yüsr)kolaylıktan bahseder. Yani her zorluğun arkasında bir kolaylık ve her zorluğun arkasında bir kolaylık daha olduğunu bizlere bildirmektedir. Dolaysıyla her zorluğun arkasında iki kolaylık vardır.
Ne olacak böyle?
Ciğerimiz yanıyor, her gün şehit haberleri geliyor; ateş düştüğü yeri yakıyor.
Bu PKK ve diğer terör örgütü belaları bir şekilde sona erecek. Sıkıntı var ama peşinden iki kat fazla ferahlık olacak inşallah.
**
Dünyaya bir şekilde gelen her canlı bir şekilde bu dünyadan gidiyor. Gelmek elimizde değil ama gitmenin saati olmasa da yolları elimizde. Atalarımıza sık sık atıfta bulunuyoruz onların ağzıyla konuşursak “su testisi su yolunda kırılır” boşuna dememişler.
Şu yalan dünya kimlere kaldı ki çelikten çomaktan ev yapan, çalarak çırparak iş yapan, pire için yorgan yakan … günümüz insanlarına kalsın..
Günümüzün c?nilerine, z?nilerine, Nemrut ve Firavnv?rilerine; z?limlerine, K?runlarına ne demeli..
Bireysel suçlar, kişiyi bağlar cezası da özeldir ama toplumsal olanlar öyle değil. C?nilik, z?nilik, z?limlik … “bu suçtur” diyene meydan okuma olunca cezası da ona göre olmaktadır.
Semûd kavmi; Arabistan yarım adasının kuzey batısına yerleşti. Âd kavminin uğradığı azaba uğramamak için büyük tedbirler aldılar. Âd, aşırı lüks ve konfora düşkün, azgın bir kavimdi. Siyah bir bulut belirdi, yağmur yağacak diye herkes seviniyordu. Bulut yağmur değil rüzgâr/kasırga getirdi ve onunla perişan bir vaziyette helak etti.
Semûd, daha sağlam zeminlere, kayalardan oyma evler yaptılar. Yani evlerini dağlara yerleştirdiler.. Hâşâ Allah’a güç gösterisinde bulunmaya kalktılar.
 Allah, Salih(a.s.)’ı Semûd’e Peygamber olarak gönderdi. 158 sene bunlara nasihat etti. Âd kavmi gibi dinlemediler. Aynı pisliği işlediler, aynı yaşantıya devam ettiler. İtiraz ettiler, isyan ettiler, inkâr ettiler ve alay ettiler. 
 Allah kuraklık cezası verdi. Bir kuyu hariç bütün suları çekildi. İmana gelecekleri yerde, daha da sapıttılar. Allah’a meydan okumaya başladılar.(Şuara–154)
Allah’a güç gösterisi yapan bu sapık millete, Allah bir mucize gönderdi. Anlasınlar diye, cansız kayadan canlı bir deve çıkardı. Bunun için yeni kurallar koydu, uymadılar ve bu deveyi kestiler.
Hz. Salih, dört bin inanan insan ile orayı terk etti. Artık Semûd kavmine azap hak olmuştu.
Önce insanların yüzleri sarardı, ikinci gün bütün insanların yüzleri kızardı. Üçüncü gün yüzleri simsiyah oldu. Bir birlerine bakıp, panikle ölen insanlar vardı. Bazıları kudurdular. Sonra gökten korkunç bir ses geldi. Yeryüzü de sallanmaya başladı. Bu korkunç felakette yerin altı üstüne geldi. Sonunda helak olup cezalarını buldular.
**
Bu dünya herkese geçici; ?lime de, c?hile de, z?lime de, c?niye de, garibana da, K?runa da..
Hiç kimse şöyle ya da böyle nedenlerle köprü üzerine ev yapmaya kalkmasın. Nice evler harap oldu, yapanları bitap ve türap oldu. Dünya köprüsü yine yerinde.
TEL’İN: Ülkemizi kan gölüne çeviren teröristleri tel’in ediyor, aziz şehitlerimize Cenab-ı Hak’tan rahmet, ailelerine sabr-ı cemil niyaz ediyoruz.