7 Haziran'da ne olur?

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Türkiye yine bir seçimin arefesinde. Bundan bir önceki yazımda adaylardan beklentilerimizi kısmen dile getirmiştim. Sağolsun yetkili abiler kısmen dikkate almışlar.    
Efendim hepimizin malumu 7 Haziran da en az bir önceki kadar "tarihi" ondan da bir önceki kadar "kritik".  Türkiye'de tarihi olmayan bir seçim yoktur heralde. Demokrasilerin tam çalıştığı yönetim mekanizmalarının işlevsel olarak yolunda gittiği demokratik ülkelerde seçimler çok bir anlam ifade etmez. En azından iktidarın değişmesi topyekûn her şeyin değişmesi anlamı taşımaz. Herkesin dilinde kimin ne kadar oy alacağı tartışılıyor. AK Parti'nin başkanlık sistemi için gereken sandalye sayısını alma ihtimalleri, HDP'nin barajı geçme düşünceleri, milli ittifaklar, yürüyenler koşanlar merdivene ters binip merkez Türkiye'de buluşanlar hepsi meydanda ne olacağını konuşuyor. 
Aslında bu seçimi anlamak çok zor değil sonuçlarınında çok süpriz olmayacağı aşikar. Bir süpriz olursa HDP'nin barajı geçmesi olur ki o da "bir ihtimal" hem de "düşük bir ihtimal" . 
Bu seçimin sonucunu anlamak için geçtiğimiz genel seçim sonuçlarına bir göz gezdirmekte fayda var. Şimdi şöyle bir bakalım; AK Parti %49,3, CHP %24,98, MHP %13,01, Bağımsızlar; %6,57 ve diğerleri.
TÜRKİYE’DE NE DEĞİŞTİ?
Şimdi geçtiğimiz seçimden bu yana Türkiye'de seçmen üzerinde ne değişti? AK Parti'den başlayalım. 2011 genel seçimleri sonrası irili ufaklı olaylar oldu. Bunlardan en büyük örnek Gezi Parkı. Gezi Parkı ayaklanmasında göstericilerin sergilemiş olduğu vandalizm, yakmalar yıkmalar vs. esasen hiç kimsenin işine yaramadı. Bununda dışında AK Parti bu gösterilerden zararla değil seçmen gözünde daha olumlu bir imajla ayrıldı. Bir tarafta ellerinde molotofla her türlü provakasyona gelen gruplar diğer tarafta evlerinde oturan %49,3 leri keskinleştirdi. Bir diğer yandan 17-25 Aralık operasyonu bir diğer önemli olay. 17-25 Aralıkta adına paralel yapı dediğimiz bir oluşum halkın oyu ile iktidara gelmiş bir siyasi partinin hakimiyeti üzerinde tahakküm kurmaya kalkıştı. Haddini aşan bu eylemde elbette o günün başbakanı Recep Tayyip Erdoğan saflarında oluşan sevgiyi dahada arttırdı. Bir tarafta ülkesinde olmamasına rağmen direktif yollayan Gülen, bir yanda devletin zirvesi Erdoğan, elbette kazanan Erdoğan oldu. Bu iki önemli hadisede siyasi tarihimizde geniş yer buldu ve halkın tepkisi 30 Mart’ta sandığa yansıdı, AK Parti birinci parti oldu vs. Bunlarında ötesine gidecek olursak AK Parti zaten hizmet alanında ülkeye edindirdiği kazanımları geçtiğimiz genel seçimden bu güne 3. Havaalanı yeni köprü, Kanal İstanbul gibi adını sayamadığım yeni eserlerle daha da arttırdı. 
MUHALEFET NE YAPTI?
Peki ya muhalefet ne yaptı ? CHP’de geçtiğimiz seçimden bu yana değişen çok çok önemli bir durum yok. Zihniyet aşağı yukarı aynı sadece kendi tabanının oyunu sabitlemiş gibi gözüküyor. Suriyeliler kardeşimizdir ama iktidar olursak öbür tarafa yollarız diyen bir genel başkan. "Ülkede hak hukuk yok, basına sansür var ama biz bir iktidar olalım 8 Haziran'da tüm muhalif basını sustururuz diyecek gözü kara bir genel sekreter var. Ve daha saymaktan sıkıldığımız bir çok CHP klasiği. MHP desek aynı tas aynı hamam. Stabil bir baş dönmesi ve kafadaki 12 seçimlik mağlubiyetle bir iktidar hayali. Hayali diyorum çünki bu tabloda sadece hayal gibi gözüküyor. 
Gelelim geçen seçimin bağımsızlarına bu seçimin bağımlılarına. Bağımlılar çünkü bir yerden izin almadan siyaset yapamıyorlar. Evet HDP. Bir büyüğümüzün tabiriyle PKK'nın takım elbise giymiş hali. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde engin bir imaj oluşturan sempati toplayan fakat 6-8 Ekim Kobani olayları sırasından insanları sokağa çağırmak suretiyle aralarında Yasin Börü'lerin bulunduğu 40 kişinin ölümüne neden olan Selehattin Demirtaş’ın genel başkanlığı yaptığı parti. Geçtiğimiz seçimden bu yana o cephede de pek bir şey değişmedi Demirtaş'ın Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aldığı oy oranı %9, fakat bu Demirtaş'ın aldığı oy oranı. HDPnin değil. Neden mi? ÇünkÜ cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aralarında yıllar yılı bir siyasi ayrılık olan CHP-MHP ittifakı El Ezherli Ekmeleddin İhsanoğlun'da birleşince,  tabi CHP tabanı İhsan Eliaçık’tan fazlasını götürmüyor. Bu da  CHP tabanından sandığa gitmeyen gidenlerinin bir kısmınında Demirtaş'da karar kılmasına neden oldu. Bu da Demirtaş'ın oyunu şişirdi. Demirtaş'ın söylemlerine bakacak olursak bir taraftan hak hukuk adalet demokrasi bir diğer yandan barajı aşamayalım bakın görün napıyoruz salvoları. Batı'nın sempatik çocuğu Doğu'nun eli maşalı adamı. Demokrasi üzerinde tehditle baskı çabaları. Naparsın buda bu ülkenin Demirtaş'ı atsan atılmaz satsan alan olmaz. 
Uzun lafın kısası geçtiğimiz seçimle bu seçimin grafiği bir kaç puan ya oynar ya oynamaz. 
Manzara böyleyken 8 Haziran'da HDP'den halay başı olur, geri kalan muhaliflerde yanına durur. 
Esen kalın...