7 Haziran’da hangi partiye oy vereceğiz?

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

7 Haziran Pazar günü, millet vekili seçimi var. Hangi partiye oy vereceğiz? Hangi parti bizi temsil edecek?  Verdiğimiz oyu hak edecek!
Özü ile sözü bir olan, sadece milleti için, milletin idealleri için, mecliste bulunan parti var mı?
40 yıldır bitirilmeyen, bölücü harekete destek olmayan, gerçek manada çekiç güç e karşı çıkmış, Kuzey Irakta ta Barzani'yle- Talabani'yle ilişki kurmamış, uyuşturucu ticaretinin karşısına dikilmiş parti var mı?
Amerika, İsrail, İngiliz, Alman siyasetinin; Türkiye'miz üzerine oynadığı oyunların karşısına dikilmiş, onlardan talimat almamış parti var mı?
Devletin delikli kuruşunu boşa harcamamış, yetim hakkını gözeten, amca dayı yeğen ayrımı olmayan parti var mı?
Partisi içinde gerçek demokrasiyi sağlamış, halkına kendi kendisini yönetme imkânı tanımış, lider sultasına son vermiş parti var mı?
Bu kadar varmılardan sonra,  soruların cevabını vermek güç oluyor. Hiçbir parti, sütten çıkmış ak kaşık değil. Konuşmak, vaat etmek kolay. Önemli olan vaat edilenleri, iş başına gelindiğinde yapmaktır. Bir zamanlar ülkemizde " Biz iktidar olursak, onların vaat ettiğinin iki katını vereceğiz." Politikası yapıldı. Ülkemizde halen, o politik icraatların sıkıntısı yaşanıyor.  Şimdi, aynı politik ağızlara devam ediliyor.
Seçimlerden sonra, ülkemizde ayrılık hareketinin taleplerini sağlayacak,  hukuki alt yapı " Anayasa değişikliği çalışması" yapılacak mı? Şu anda bu Anayasa değişikliğini, isteyenler ile istemediğini söyleyenler; bazı platformlarda bir araya geliyorlar. Suskunluk içindeler. Bir araya gelince bu konuda bir şey söylemiyorlar. Yoksa susmak ikrardan mı ileri geliyor?
Adım adım, Yeni Dünya Düzeni veya BOP projesinin içinde olan yapılanmaya mı gidiyoruz? 
 Bu suskunluklar, mevcut gidişat, bunun işaretimi. Bu ne manaya geliyor?
Önceden, seçim öncesi  parti liderleri birlikte televizyona çıkar, birbirleri ile tartışırdı. Ortak masada vaatlerini yapar, eteklerindekini boşaltırdı.Şimdi bunların hiçbiri olmuyor. Liderler televizyona tek başlarına çıkıyorlar, kendileri söylüyor, kendileri dinliyorlar. Demokraside, demokratik davranışta geri gidişi görüyor, hiç alışmadığımız davranışları yaşıyoruz.  
Halkın önünde CHP- MHP - HDP nin oluşturduğu üçlü blok ile, yoğun bir yüz eskimesinin yaşandığı, bazı icraatların savunulamaz olduğu  iktidarpartisi   AKP bulunmaktadır.
Emeklilerin içinde bulunduğu sıkıntılar,doların yükselişi, hayat pahalılığı,  Polis Akademisinin kapatılışı nedeni ile yüzlerce öğrencinin çaresizliğe itilişi, binden fazla Emniyet Müdürünün emekli edilişi, yargıda yaşanan olaylar, özel koruma uygulamasının kaldırılacak olması konusu,  halkta  kar topu gibi büyüyen tedirginliğe yol açıyor.
 Ülke yararına olan ne var diye baktığımızda, ümitli olamıyoruz. Emperyal talepler doğrultusunda oluşan Liberalizm, serbest piyasa ekonomisi, devletin küçülmesi, milli devletten vazgeçme talepleri;  içinde bulunduğumuz konjonktürü meydana getirmiştir. Kim kimin yanında, kimin için çalışıyor bilemiyoruz. 
7 Haziran günü vatandaş, en doğrusunu yapacaktır. Tüm siyaset mühendislerinin hesaplarına, kamu oyu araştırmalarına rağmen, yalancı propagandalara rağmen; millet gereğini yapacaktır. 8 Haziran günü hesabı bozulanların, milletin tasvip etmediği parti yönetimlerinin, görevlerinden ayrılmaları gerekir. Parti liderleri büyük bir pişkinlikle istifa etmeyecek, koltuklarında oturmaya devam edeceklerdir.
Oyun kurucuların oyunları, onların isteklerinin gerçekleşmesi, bu tarihten sonrada devam edecektir. 
Biz ise; particilik yüzünden birbirimizle tartıştığımızla, kardeşimizi hasım bellediğimizle kalacağız. Olmayan demokrasinin, yüzündeki aldatmaca gülücükler ile oyalanacağız. Kapalı kapılar arkasında olanlar olacak, biz seyredeceğiz.
Tekrar sorumuza dönersek " Hangi Partiye Oy Vereceğiz." Buna karar verebildik mi. Bir reklam vardı " Yok Birbirimizden farkımız. Biz Osmanlı Bankasıyız." Diyordu. Sizce partilerin birbirinden farkları var mı? Sadece kişiler değişiyor. Neyi yapıp yapmayacakları, uyacakları kalıplar önceden belirlenmiş. Biz ise nefes tüketip, kendimizi oyalıyoruz.