Seçimler yaklaşırken

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Yeni seçim dönemine yaklaşıyoruz. Seçim sonucu ne olacak? Hangi parti iktidara gelecek?  Kimler milletvekili olacak? Buna benzer sorularda halkın zihninde dolaşıp duruyor.
CHP şeflik dönemini, DP on yıllık iktidarını yazılardan okur, o dönemlerde olanları anlamakta güçlük çekerdim. İktidarların dediğim dedik, çaldığım düdük türü icraatlarını  " Bu nasıl böyle olabilir, ülke nasıl böyle yönetilir." diye hayretle yorumlardım.
Ülkemizde şu an olanlar, yapılan icraatlar o dönemlerin benzeri, hatta daha ilerisi değil mi?
O dönemlerde ülkemiz bölünmeye ramak kalmamış, iktidar erki bu kadar birbirine karışmamış, taşlar yerinden oynamamıştı. 
Yaşadığımız ülke, bize çocuklarımızın emaneti değil mi? Bu emaneti gerektiği gibi koruyabiliyor muyuz? Şehirlerin her tarafına dikilen beton yığınları, ortadan kalkan yeşil alanları, yıkıma uğrayan eski eserleri, tanınmaz hale gelip ranta dönüşmüş şehirlerin nesini çocuklarımıza bırakacağız?
Bir de vatan parçalanırsa! Çocuklarımıza bırakılacak vatan kalacak mı? 1000 Yıldır üzerinde bulunduğumuz bu çoğrafya, pazarlık konusu yapılıyorsa, üzerinde devletler oluşmuş haritalar alenen yayınlanıyorsa, ülkemize TÜRKİYE diyemiyorsak, geriye konuşacak ne kalıyor?
Bir ülkede hukuk, emniyet, ahlak kalmamışsa; hangi değerleri bırakacağız çocuklarımıza?
Dünya hayatında en çok zulme uğrayan,  Peygamberler ve evliyalar olmuştur. Peygamberimize,  Mekke müşrikleri dayanılmaz eziyetler etmiş olmasına rağmen, Peygamberimiz Mekke’yi  fethettiğinde, müşriklerin tamamını affetmiş, mallarını talan ettirmemiş, yaşamalarına izin vermiştir.
Yaşadığımız günde ise insanların birbirine kinden, husumetten başka davranışı  yok. En basit şeyler kavga nedeni sayılır olmuş.
Hatasız insan var mı? Başkasının hatasını öne çıkartırken kendi hatalarımızı gidermeye çalışıyor muyuz?
Milletvekili aday listeleri belirlenerek YSK’ya teslim edildi. 7 Haziran'da seçimler yapılacak. 8 Haziran’da ülkemiz nasıl bir tablo ile karşılaşacak?  Zor geçecek seçimlerden sonra, ülkemizde değişik tahminler ve senoryalar  dolaşmaktadır. Bunlar:
1- HDP' nin  barajı aşması halinde,  AKP oylarında ve çıkarabileceği milletvekili sayısında büyük düşüş olacak, bu durum hesapları bozarak, yeni oluşumlara neden olacaktır. 
2- Tek başına ikdidar olamayan AKP, başka partilerle koaliasyon yapma durumuna girecektir.  Burada koaliasyon için ilk akla gelen MHP veya CHP olmaktadır. Belki de üçlü koaliasyon olacaktır. 
3- AKP diğer partiler ile koaliasyon yaparsa, açılım politikaları onlar ile sürdürecek,  bu konuda alınacak  kararlara bu partileri de dahil edecektir.  Anayasa çalışmalarını birlikte sürdüreceklerdir. 
4- MHP  kendisine ittifak teklif eden BBP ve SP ile seçim ittifakını yapmış olsaydı, oy oranını % 20- 25  rakamına rahatlıkla çıkarırdı. Anlaşılamayan şekilde bu ittifak mümkün olmadı.  Bu ittifakın yapılamayışı,  AKP işine yarayacaktır.
 5- Şayet HDP seçim barajını aşamazsa  meclise giremeyecek,   diğer partilerden istifa ederek  HDP’ye katılacak milletvekilleri ile meclisteki gurubunu kurabilir. Sanırım bunun için de, şimdiden hesap yapılıyordur. 
Halkın hiç bir şekilde fikrinin sorulmadığı, görüşünün alınmadığı icraatların adına  demokrasi denilemez. Seçimlerde aday olan milletvekillerini, halkımız mı seçti? Partilerin kapalı odalarında  milletvekili isimleri tesbit edildi.
Partiler milletvekili adaylarını kendileri seçer, millete yalnız oy vermek düşer. Bu durumda' da millet vekilleri millete değil, partilerine bağımlı olurlar.
Particilik yapmak, parti tartışmak, halkın arasına husumet koymaktan başka bir işe yaramamaktadır. Biz partileri ne kadar tartışsak ta, parti başkanları kendi yapacaklarını yapıyor, söyleyeceklerini  söylüyorlar. Bizim particilik yüzünden birbirimize kırılmamız, dargın olmamız yanımıza kalıyor! 
 Bir ilçe düşünün, her seçimde % 85- 90 iktidar partisine oy veriyor. Dört dönemdir bu ilçeden milletvekili çıkmıyor. Bunun manası "Oyunuzu verin, işinize gidin. Başka şeye karışmayın. Biz her şeyin iyisini biliriz. Ülkeyi biz yönetiriz."  demek manasına gelmiyor mu? İlçenin bir takım sıkıntıları için meclise gidiliyor, orada bulunan milletvekili kendisine sorulan sorulara, adeta azarlırcasına cevap veriyor. Heyete sert bir uslupla, "İlçenizle ilgili sorunları bir yakinen takip ediyoruz. Sizin bu konuları meclise taşımanıza gerek yok." diyor.  
Yeni seçim dönemi, vatana millete hayırlı olsun. Yanlış hesapların bozulup, milletin hayrına işler yapılmasına vesile olsun.
 
OLSUN BE ALDIRMA YARADAN YARDIR
SANMAKİ ZALİMİN ETTİĞİ KÂRDIR
MAZLUMUN AHI İNDİRİR ŞÂHI
HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR