Yeni Yılla Gelen Yeni Kitaplar 5

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Hitit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim üyelerinden Doç. Dr. Meral Demiryürek'in hazırlamış olduğu ve 2010 yılında yayınlanan (Larnaka Mektubu-Mütefekkir) başlıklı kitap da 2015 başlarında bana ulaşanlar arasında yer aldı. 
Kitap; Larnaka'da yayınlanan Söz Gazetesi'nde Mütefekkir imzasıyla haftada bir yazılar yazan Hamid Orundalı'nın 1926- 1932 yıllarındaki yazılarından oluşuyor. 
Kitapta Hamid Orundalı'nın söz konusu altı yıl içinde hep "Mütefekkir" imzasıyla yazdığı 100 yazıya yer verilmiş. Yazıların konuları 1878 yılında Osmanlı toprağı olmaktan ayrı kalan Kıbrıs adasının, özellikle Larnaka kasabasının Türk-İslam cemaatinin ekonomi, eğitim ve idari sorunlarını dile getirirken, bir hafta içinde olup bitenlerden önemli olayların kısa özetlerini de veriyor. Bu durum Mütefekkir imzalı yazıları, makale özelliğinden daha çok Larnaka günlükleri haline getiriyor. 
Larnaka Mektuplarında her bir yazı; Ada Türklerinin Türklük bilinçlerini muhafaza ve birlik-beraberlikle Rum cemaat karşısında asliyetlerini kaybetmeden yaşayabilmek çabalarıyla neler yapılmasını gösterdiği kadar, Anavatan Türkiye'yi ve Türkiye'de yaşanan yenilikleri aynen Kıbrıs'ta da takip etmenin gayretine yönelik haberleri de dile getiriyor.         
Kıbrıs'ta bulunan Türk vakıflarının muhafazası, Kıbrıs Türk gençlerinin mutlaka yüksek eğitim yapmaları teşvik ve tavsiye edilirken gelecekte de güçlü bir şekilde Kıbrıs'ta Türk varlığının devamının eğitimli Türk nüfusunun meydana getirilmesi lüzumuna dayandığına tekrar tekrar vurgu yapılıyor. 
 Ay-yıldızlı Türk Bayrağına her fırsatta yer verilerek hürriyet ve vatan duygusu tazeleniyor. Ada'daki diğer unsurların sıklıkla ortaya koydukları açık -gizli Türk karşıtı eylemlerine karşı Türklerin de daha çok olgun etkinliklerle birlik ve beraberliğini göstermesine yol gösteriliyor. Türkler adına yapılan etkinlikler alkışlanırken bu etkinliklere emeği geçenlere teşekkürler ediliyor. 
Mektuplarda anlatılan genel manzara içinde keskin çizgilerle görülen iki husus var. Bunlar da  fakirlik ve eğitimsizlik. Türklerin üretebildiği patates ve buğday. Fabrikaları yok, sanayileri yok. İşsizlik ve eğitimsizliğin getirdiği fakirlik sonucu Ada Türkleri aş-ekmek için Türkiye'ye göç ediyor. Lozan Antlaşması sonrası oluşan siyasi ortam içinde Ada'daki Türk nüfusun Türkiye'ye göçü ile bir zamanlar Larnaka'da Rumlardan daha çok olan Türklerin sayısının daha az sayıya azınlık haline düşüşünü durdurabilmek için çareler aranıyor. 
300 yıl hakim unsur olarak yaşayan Türklerin son elli yıl (1878-1928) içinde azınlık-tabi cemaat ve İngiliz idaresi altına düşmüş olmasının ruhlara verdiği buhranlar ve iç çekişler satır aralarında ifadesini buluyor. Türkiye Cumhuriyeti Konsolosluk binasında dalgalanan Türk Bayrağı geçmiş tarihin özlemleriyle seyredilerek gönüllere ferahlık bulmaya çalışıyor. Türklük kimliğini yitirmemek için olumsuz hadiseler karşısında dik duruşlar sergileniyor ve Mektuplar içinde söz ve yazıyla bu dik duruş sergileniyor.    
 Larnaka mektuplarını okurken geçmişte yaptığım Çorum Gazetesi çevirilerini hatırladım. Söz konusu yıllar içinde Çorum ile Larnaka arasında pek çok benzerlikler gördüm. Yokluk, geri kalmışlık, eğitimsizlik. Gazeteler arasında ki dil benzerliği. Osmanlıca tamlamalar. Hitap ve nezaket cümlelerindeki benzerlikler.  
1920-1930'lu yılların gazeteleri günümüze, Türk sosyal hayatının dününün belgeleri olarak taşınabildiği ölçüde yakın tarihimize ait bilgilerimiz de artıyor. 
Günümüzde Larnaka, Rum bölgesinde kalmıştır. Anavatandan ayrı kalmış insanlarımız ve tarih belgelerimizin geçmişleri unutulmadığı müddetçe gelecek için birlik ve kavuşmaya ümit ışıkları hep açık kalacaktır. 
 Kıymetli Öğretim üyemiz Doç. Dr. Meral Demiryürek'e bana lütfettiği yeni eserlerinden dolayı teşekkür ederken Hitit Üniversitemizdeki uyumlu ve verimli çalışmalarından dolayı da bir Çorumlu olarak şükranlarımı sunuyorum.     
*
(Sürecek)