Yeni Yılla Gelen Yeni Kitaplar 3

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

2015 başında elime ulaşan Çorum goncası bir kitap da Mustafa Ömür Dinç'in ‘ES’ adlı kitabı oldu.
Ömür'ü çocukluğundan tanıyordum. Mustafa'sını yeni öğrendim. Dede Korkut kitabının başlangıcında bir cümle vardır: "Kız anadan öğrenir bohça bağlamayı, oğul babadan öğrenir sofra kurmayı." 
Oğul Dinç; 
"… kendimize yolculuk var .." diyerek açmış söz başını. "Özgül ağırlığı" olan konular ve bu konulara uygun düşen özgül ağırlıklı sözlerle yazılmış, derlenip toparlanmış bir kitap. 98 sayfa. Ne mi anlatıyor? Hayatın içindeki değerleri fark etmeyi, kişinin yalnız olmadığını, kendi ve kendisiyle beraber yaşayanlara, çevreye ve zamana dair farkındalık oluşturmak için yazıyor  Mustafa Ömür. 
 A'ile başlıyor. Aileye, sağlam kurulmuş sevgi ve saygı ortamı olan ve bağları kopmayan saadet yuvasına,  sevginin, saygının, paylaşmanın, dayanışmanın ilk eğitim-öğretim ocağı olan aileye dikkat çekiyor. Buraya ben bir özlük ağırlıklı söz ilave edeceğim. "İnsanın evi-ailesi dünyadaki cennetidir." Evet evimiz de dediğimiz ailemiz, her zaman her türlü çirkinlikten uzak olması gereken huzur yeri dünya cennetimiz yapmalıyız.  
Mustafa Ömür, sonra toplum olarak yaşayışımız içinde eğitiminin sürdüğünü vurguluyor.
Güvenilir insan olmaktan bahsederken A. Einstein'in şu sözünü çerçeve yapıyor: "Tanrı'ya inanan adam olmak kolay. Asıl zor olan, Tanrı'nın inanacağı adam olmakta."    
Burada da aklıma bir ayet meali geliyor: "Kulu Rabbinden razı, Rabbi de kulundan…"
Bir başka sayfada "İnsan Konan Göçüyor" başlığı altında lüks ve israftan uzak, sade-huzurlu bir yaşayışı işliyor. Bu konunun altına çok güzel bir çerçeve söz derlemiş.
Alice- Hangi yoldan gideyim?
Tavşan- Nereye gittiğini bilmiyorsan, hangi yoldan gittiğinin de bir önemi yok.
Kitabın tamamını aktaracak değilim. Kitabı elime alınca bitirmeden bırakmadım. Rahat okunan ve kendisini okutturan bir kitap olmuş.
Ayrıca kitabın arasına bir ayraç konmuş ve üzerinde dört küçük kesecik vardı. İçlerinde çiçek tohumları. (Kitabı okuyup bitirince bu tohumları ekiniz) notu ayraç üzerine yazılmış. Kitabı okuyup bitirince açtım kesecikleri. Tohumların ne tohumu olduğunu bilmeye çalıştım ama, kedi tırnağı tohumundan ötesini bilemedim. Küçük bir saksıya toplamı onüç adet olan tohumları ektim. Yazarın isteği yerine geldi. İkinci bir isteği, kitabı bir başkasının okuması için uygun bir şekilde ikinci bir ele ulaştırmak. İşte bu biraz zor olacak. Kütüphane sahibi olan bir kimse için ele gelen, eve gelen ve de adınıza imzalı bir kitabı ikinci bir ele verivermek… İki tane olsa birini hiç düşünmeden isteyene hediye ederdim. Bu isteğini de yerine getirmek için, kitabı torunuma okuması için verdim. Sonrasını düşüneceğim.
Mustafa Ömür Dinç'i bu güzel çalışmasından dolayı kutluyor ve daha nice hayırlı eserlere imza atmasını diliyorum.