Yeni Yılla Gelen Yeni Kitaplar 1

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Her yeni yıl, yeni kitaplar getirir. Eğer siz, kitapseverseniz bu yeni kitaplar bir bir size ulaşır. Kimi imzalı gelir, kimini bir dost armağan eder ve kimini de siz görüp alırsınız. 2015 yılının ilk günlerinden başlayıp bana ulaşan kitapların hepsini okudum. Yazarlarına hem hayırlı olsun demek hem de teşekkür etmek için bu yeni eserler hakkında üç beş satır da olsa duygu ve düşüncelerimi yazmayı borç bildim. 
*
Yazar: Ümit UZEL
Kitabın adı: Korumasız Başkan 3- Zamanda Yolculuk
13,5X19,5 boyutunda 176 sayfa. 
Kapak tasarımını İrfan Yiğit yapmış.
Baskı: Duman Ofset-Ankara 
Ön kapakta üstte Ümit Uzel'in Çorum TSO başkanlığı günlerinde mikrofon başında bir resmi ile arka kapakta Uğur Pamuk'un 1994 yılında çizdiği bir Uzel karikatürü var. Aradan 21 yıl geçmiş olmasına rağmen Uzel'in kimlik ve karakterini bu karikatür çok iyi anlatıyor. 
Şimdi hafızamı çocukluk günlerime döndürüp ben de Ümit Ağabeyle ilgili bir iki anımı anlatacağım.
Uzel ailesi Bahçelievlere taşınmadan önce Azap Ahmet Sokağında otururlardı. O yıllarda Çorum'un en iyi döşenmiş kaldırımlı yolu Azap Ahmet Sokağı idi. Bu sokak ve Karakeçili Mahallesi o yılların en gözde semtlerinden biriydi. 
Ümit Ağabey koyu Beşiktaşlı olması hasebiyle daha ilkokul yıllarında beyaz kartonlara Beşiktaş kulübünün kara kartallı rozetini resim kalemleriyle çizer ve sokaktaki Beşiktaşlı arkadaşların yakalarına takarak bir takım kurar ve Fenerbahçeli arkadaşlarla o taş döşeli yol üzerinde futbol maçları yapardık. Ben Ümit Ağabey’den iki yaş küçük olmam sebebiyle hangi takımda yer bulursam orada oynardım.  
Tabii olarak Beşiktaşlıların kaptanı Ümit Uzel olur, Fenerbahçelilerin kaptanı ise rahmetli Safi Güllü olurdu. Oyun topu çoğu zaman kırmızı renkli lastik top olurdu. Boy boy olan bu lastik topların en büyüğü dahi normal bir futbol topundan daha küçük olurdu. Ümit ağabeyin takımı çok az gol yerdi. Çünkü kalecinin kolları arasından da geçse gol sayılmaz havadan olurdu. Kale direği ise üst üste konmuş iki taş.  
Bir başka anı da Kiracı Nene dediğimiz, yaşlı komşumuzun pişirdiği Çiğdem aşını birlikte yediğimizdir. 
Orta tahsilimiz yıllarında da Liseler arası futbol müsabakalarında birbirimize rakip olarak zevkli müsabakalar yapmışızdır. Aynı sokağın çocukları, iki Çorumlu arkadaş olarak da bu güne kadar benim büyüğüm Ümit Ağabeye saygım ve O'nun bana sevgisi eksik olmamıştır.
Gelelim Korumasız Başkan 3 kitabına. 
Kitabın adıyla çok uyuşmuş iki kapak arasında iki ayrı bölüm var. Birinci bölüm içinde Uzel'in çeşitli gazetelerde kendi yazdığı yazılardan bir seçki yer alıyor. Yine bu bölümde Uzel'in geniş dost ve tanıdık çevresinden sanayici, bilim adamı, gazeteci kimlikli ünlülerin Çorum'u ve dolayısıyla Uzel'den bahsettikleri basınımızda yer bulmuş yazılardan örnekler de var. 
İkinci bölümdeki sayfalar Ümit Uzel'in okuduğu gazete ve dergilerden kesip özel arşivinde sakladığı yazılardan oluşuyor. Bu derleme bölüm, tanınmış yazar ve sanatçı kişilerin her zaman geçerliği olan kıymetli yazılarından bir demet. 
Bilmiyorum hala yayınlanıyor mu? 'Bütün Dünya' diye bir dergi çıkıyordu. Bu derginin her sayfası kıymetli bilgiler ve haberlerle dolu olurdu. Uzel'in kitabına aldığı yazılardan oluşan bu ikinci bölümü okurken 'Bütün Dünya' dergisine benzettim. Çok faydalı olacak hafıza tazeleyen yakın tarihimize ayna tutan bir derleme olarak değerlendirdim.
Korumasız Başkan 1, 2, 3 kitapları ile Ümit Uzel hem kendi hayatını anlattı, hem de Çorum'u, Çorumluyu. 
Kitap yazmak, hele hele insanın kendi hayatını yazması az uz bir iş değil. İlk  kitap, yakın ilişkiler içinde olduğu çevresi ile bir hesaplaşma üslubu ile yazılmıştı. Uzel, ikinci ve üçüncü kitapların da daha sakin ve dingin bir anlatımı seçmiş.   
Kişiler ve yakın tarih üzerine yazılan eserler, yıllar geçtikten sonra daha bir önem kazanıyor. Böyle eserler dönemlerine tanıklık ediyor. Şehir tarihi ile uğraşanlar için önemli kaynak eserler oluyor. 
Ümit Uzel Ağabeyimi kutluyorum, bana ulaştırdığı kitapları için teşekkür ediyorum. Daha nice eserler vermesini diliyor, saygılar sunuyorum.