Rahmetli Recep Rahmi TANKAYA ve Bir Hediyesi

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Rahmetli Recep Rahmi Tankaya Birinci Dünya Harbi içinde Bayburt'tan Çorum'a muhaceret eden bir ailenin çocuğudur. Cumhuriyet döneminin ilk öğretmenlerindendir. Uzun yıllar Çorum'da, Gezici Başöğretmen ve ilkokul öğretmeni olarak çalışmıştır. Yine uzun yıllar Çorum'da (Türk Tayyare Cemiyeti) ve Türk Hava Kurumunun yöneticiliğini de yapmıştır. Geçmişte aldığı medrese tahsili ile edindiği dini- ahlaki bilgileri fahri vaiz olarak insanlarımızla paylaşmış, Ceza-Islah Evi'nde haftada bir gün dini- ahlaki bilgiler üzerine eğitim vermiştir.
Yaşadığı müddetçe iki kulağına da pamuk tıkadığı için bu hocamıza halk "Pamuk Kulak Hoca" adını yakıştırmıştır. 
Çocukluğumuz yıllarında ilk defa Hoca'yı, Şehitler Abidesinde ilk Türk Havacılarımızı  anlatırken görüp tanıdım.  İçten gelen duygularla bu ilk havacılarımız olan Fethi, Sadık beylerin kahramanlıklarını anlatıp ardından okuduğu kendi yazdığı " Şehitler" şiirinin akisleri hala kulaklarımdadır. Öğretmenlikten emekli olduktan sonra da yazdığı bir şiiri veya kitapçığı bastırıp halkımıza armağan ederdi. Güler yüzlü, insan sevgisiyle dolu, daima halk içinde olan ve sevilen bir insandı.  
Geçtiğimiz günlerde kitaplarım arasında bir armağanı elime geldi. Hem rahmetli Hocamıza bir vefa borcu ifası, hem de rahmetle anılmasına vesile olmak amacıyla okuyucularımızla paylaşmak için bu şiiri tekrar yayınlamayı görev bildim. Recep Rahmi Tankaya hocamızı rahmetle anıyor, mekânı Cennet olsun dileklerimle manevi şahsiyetini selamlıyorum.
HİCAZ YOLLARI
1975 Kurban Bayramı Hediyesidir
 
Hicaz yollarında kum deryaları,
Kavrulmuş topraklar ve yanmış taşlar    
Uçsuz bucaksız çöl sahraları
Görebilen gözden akıtır yaşlar..
 
Harem-i şerifin her minaresi,
Göklere uzamış nurlar saçıyor;
Lebbeyk Allahümme lebbeyk na'resi
Dalga dalga akıp gönül açıyor.. 
 
Kefene bürünüp fakir, zenginler
Vakfaya dururlar hep Arafat'ta;
Ağlar boynu bükük nice yüz binler,
Sanki toplanmışlar hep Arasat'ta..
 
Müzdelife olur dönüşte durak,
Toplanıp yıkanır ufacık taşlar;
Ne gam ne keder var, gönüller berrak,
Ne tartışma olur, ne de savaşlar.. 
 
Ne muazzam tablo Mina yolları,
Akıyor, akıyor insandan seller;
Akıyor sanırsın ırmak kolları,
Allah Allah diyor aşk ile diller..
 
Şeytanlar taşlanır, kesilir kurban,
Bin bir ayak evet bir bir üstünde
Nerde olduğunu bilmeli insan,
Uyanık olmalı her kutsal günde..
 
Çekilen zahmetler hep rahmet olur,
Bu kutsal yerlerden asla doyulmaz;
Arayan her yerde her şeyi bulur,
Hikmet-i Mevla'dan sual olunmaz..
 
Az gelir bir değil bin kere görmek,
Fakat yapılacak çok işler vardır;
İhlas ile olur murada ermek,
Bunları bildiren perverdigârdır
 
İsrafa yaklaşma, yaptığını bil, 
Niçin geldiğini düşün Müslüman;
Her yerde gönül yap ve gözyaşı sil,
Dediden kodudan uzaklaş aman...
 
Ravza-i MUHAMMED KUBBE-İ HADRA,
Medine'yi etmiş gayet münevver;
Gönülleri açan Makam-ı Kübra,
Cümle Müminler olsun müyesser..
 
Ömründe bir kere ihlas ile tam, 
Bu kutsal davete eyle icabet;
Ey Rahmi dürüst ol! hasıl-ı kelam,
Yüce Allah'ımız etsin inayet..
30/Ocak/ 1974 Cidde
Âcizane hediyemi takdim ve Mübarek Bayramınızı tebrik ederim.
                                                 Recep Rahmi TANKAYA