Ey ruh!...

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Çorum Belediyespor ikinci yarıda oynadığı beş maçta sadece bir gol attı bir gol yedi. Oynanan maçları ve ortaya konulan performansı görünce hayret etmemek elde değil.
Suçlu aramak yerine çözüm üretmek gerekiyor. Yavuz hocayı haftalardır adalet ve forma rekabeti üzerinden eleştirdim. Ancak dönüp baktığımızda görüyorum ki forma giymeyen isim kalmamış. Hücum hattında hep değişik isimler görev yapmış ancak sonuç değişmemiş.
Yönetim bir hamle yapıp ceza sistemini devreye soktu ondan da erken vaz geçti ve ortada onunda somut bir neticesi görünmüyor. Futbolcuların hepsinin birden bu kadar büyük bir düşüş göstermesinin açıklamasını bulmakta zorlanıyorum,
Bir takım top yekün birden bu kadar kötü olamaz ki. Manavgat maçında ilk yarı çok etkili bir futbol ve ama yine gol yok. İyi ikinci yarı alırız bu maçı diyorsun ancak son bölümde yemesek de bari bir puanla dönsek diye dua ediyoruz. Gelgitlerin bu kadar uçlarda olduğu bir takım Belediyespor.
Mutlaka Başkan Gül'ün, Genel Kaptan Hamit Işık'ın Teknik Direktör Yavuz İncedal'ın hataları vardır yanlışları vardır. Hepsinin eleştirilecek yanı vardır. Ancak asıl suçlunun sahaya çıkan futbolcularda olduğunu unutmamak gerekiyor. Çünkü isimler değişiyor ancak sonuç değişmiyorsa sorun futbolcularda olsa gerek.
Geçen sezon Çağlar ve Turgay'ın gol sayıları toplamı 29. Bu yıl ise şu an itibariyle Çağlar 5 lig üç kupa, Turgay ise bir lig iki kupa toplamı ise 10. Takımın iki gol umudundan Turgay kadroya yok Çağlar kulübede sahaya girmiyor.
Dönüp bakıyoruz devre arası transferlere dört futbolcuda Manavgat maçının son bölümünde sahada sonuç yine 0-0. Yani isimler değişiyor ancak skor tabelası değişmiyor. O zaman sorunu başka yerlerde aramak gerekiyor.
Maç sonunda Manavgatspor'da forma giyen bir futbolcu kardeşimizle sohbet ediyoruz, bu sistemle Belediyespor'un maç kazanması çok zor diyor. Dışardan bir göz bir tespit. İsimler değişiyor ancak sonuç değişmiyorsa acaba sistemde mi bir sorun var. ?
Gerçekten bu sezonda play-off  treni hareket etmek üzere ve biz yine binemeyeceğiz gibi görünüyor. Bir hamle yapma zamanı hatta geçiyor bile. Sıkıştırılmış bir takvimde sekiz günde üç maç oynanacak haftada herkesin silkinip kendisine gelmesi gerekiyor.
Tabiki tribündeki kulübedekilerin silkinmesinin sahada icra makamındaki futbolcular kadar etkili olması mümkün değil. Onun için asıl sorumluluk sahadaki futbolcularda. Maç bitmeden soyunma odasına gidebilen futbolcularla başarıya ulaşmak mümkün değil. Onun için Belediyespor'un öncelikli sorununun takım ruhunu yakalamak olduğunu düşünüyorum.
Bu noktada ilk yarıda bir dönem görev yapan Timur Harzadın hocanın neden sessiz sedasız takımdan uzaklaştırıldığını kimse bilmiyor. Bu dönemde en büyük görevin ona düşeceğine inanıyordum. Futbolcuların en büyük ihtiyacının psikolojik destek olduğunu herkesin kabul etmesi gerekiyor. Başkan Gül bu konuda neden bu kadar sessiz kaldı anlamakta zor gerçekten.
Neyse birliktelik dedik fazla detaya girmeyeli. Önümüzdeki gerçekten çok önemli bir İstanbulspor maçı var kaybedilmesi çok şeyleri alır götürür. Başta futbolcular olmak üzere herkesin başlarını iki elinin arasına alarak düşünmesi gerekiyor. Özeleştiri yapması gerekiyor. Kaptan Nedim ile birlikte ikinci üçüncü dördüncü kaptanlara takımın tecrübeli isimlerine takım ruhunu oluşturmak için çaba göstermesi gerekiyor.
Bir sezonu daha boşa geçirmemek için en azından play-off fırsatını kaçırmamak için artık fazla zaman ve fırsat yok. O halde silkelenme ve ayağa kalkma zamanı geldi de geçmiyor mu sizce.....