ÇORUM MÜZE BİNASI2

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

-ASKERİ MENZİL HASTAHANESİ- 
Milli Mücadelemiz sırasında Sakarya Savaşı günlerinde yaralanan askerlerimiz için Çorum Emraz-ı Umumiye Hastanesi Askeri Menzil Hastahanesi olarak kullanılmıştır. 
Yaralı gaziler Çorum Menzil Hastahanesine geldiklerinde Çorum halkı ve yöneticileri gazileri ziyarete giderek onlara hediyeler sunup geçmiş olsun dileklerinde bulunup teşekkürler etmişlerdir. Bu ziyaretler o günlerde yayınlanan Çorum adlı gazetemizin sayfalarına aktarılmış ve "Yaralı Gaziler Yanında -Yiğitler Yurdunda Gazileri Ziyaret"  başlıklı haberler yayınlanmıştır. 
 O günlerde gazetede yayınlanan şu satırların yazarın yerine kendimizi koyalım ve bakalım neler görmüş neler düşünmüş neler yazmışız. 
Yıl 1921 Eylül'ün 12. günü 
 (Çorum Gazetesi sayfalarından)
"Yaralı Gaziler Yanında 
 Dinin, milletin, yurdun kurtuluşu uğrunda çarpışan kahramanlardan yaralı düşenlerin tedavi ve istirahatlarını temin için memleketimizde de bu mübarek gazilere yer hazırlanmıştır. Bize bahşedilen hisse-i şerefi bütün manasıyla ifa ve onların mübarek yaralarını samimi, müşfik kucağımızda tedavi etmek duygusuyla hepimiz büyük bir sevinç içinde bekliyor idik. Nihayet ilk kafile geldi.
Avrupa'nın kokmuş ve kudurmuş ihtirasına imanlı çelik göğüslerini siper yapıp da aldığı yarayı tedavi ettirmek üzere aramıza gelen bu aslan yavruları ziyaret etmek, onların şanlı menakıplarını dinlemek arzusuyla birkaç arkadaş hastaneye, hayır insanlığın kudreti fevkinde harikalar yaratan, yanardağların tepesinden püsküren kızgın lavlar gibi hırs, cinayet,    haset tufanlarını durduran kahramanlar yuvasına gitmek üzere toplandığımız yerden hareket ettik.
Yolda hepimizin kalbi gizli bir sevincin tatlı helecanları ile çarpıyordu. Hastane koğuşunda güler yüz ve nazik bir tebessümle bizi karşılayan doktora, bizi Türklüğün ve Müslümanlığın büyük evlatları yanına götürmelerini rica ettik.
Doktor bey Kahramanlar koğuşunun kapısı önüne gelince " Efendim gazilerimiz bu koğuşta. Hamdolsun hepsinin yarası hafif" sözleriyle bizi aslanlar yatağına yaklaştırdı.
Kapının eşiğinden içeri girerken kalbimde hissettiğim coşku, bir mabette hissedilen huşudan aşağı değildi. Bu hissi daha açık ifade edebilmek şu saniyede elimde olmayan bir kudrettir. Yalnız gözlerimden gayri tabii bir surette göğsüme düşen yaşlar, her hissin açık bir tercümanı idi. 
….
Aramızda tedarik ettiğimiz ufak hediyelerimizi kendilerine memleket namına tevzi ederken bu kahramanların ağzından çıkan " teşekkür ederim" kelimesi insanda ne kadar derin bir hicabın elemlerini sızlatıyor. Onun büyük kudreti önünde ben secde ederken O, bana yaptığı büyüklüğü bir saniye olsun düşünmeyerek ufacık bir hediyeye teşekkürle mukabele ediyor. 
Bu ulvi levhanın azameti karşısında titrememek, yerlere kapanmamak acaba mümkün müdür?
Her biriyle bir arkadaşımız konuşuyordu. Cepheden, silah arkadaşlarından ayrı kalmanın burukluğunu yaşadıklarını ve mutlaka Yunan'ı bozup atacaklarına kesin inançlarını vurguluyorlardı. 
…..
Kalplerimiz derin bir haz ve minnetle dolarak hastanede gördüğümüz intizamdan dolayı Ser-Tabip beye teşekkürle  k ahramanlar yuvasından ayrıldık."  (3)                                                                                    
Çorum Menzil Hastanesi Ser-Tabibi Binbaşı Mustafa Kâzım bey, 10 Ekim 1921 tarihli Çorum Gazetesine  Çorum halkının kadın erkek  Gazilere ziyaretlerine ve sundukları hediyeleri için şu teşekkür yazısını yazmıştır.
….. 
Gazilerimizi ziyaret eden Mutasarrıf-ı Liva Cemal (Bardakçı) beyefendiye ve aileyi muhteremeleri hanımefendinin bazı hediyeler ile gazileri ziyaret maksadıyla iki defa hastanemize teşrif ettikleri gibi bu kere de yine kendileri başında oldukları halde Çorum'un eşraf-ı muteberanı hanımları gazilerimize giydirilmek üzere kendi imal kerdeleri (kendi el işleri) olan hasta takyeleri ve peşkirleri yed be yed (kendi elleriyle) gazilere tevdi etmek suretiyle âlicenaplıklarını hakiki Türk anası olduklarını ispat etmişlerdir.
Gerek gaziler namına ve gerek hastanemiz namına alenen teşekkürü bir vazife bilir ve diğer hanımların da tehalükle (candan istekle) iştirak edeceklerini katiyen ümid ederim.
Çorum Menzil Hastanesi Ser-Tabibi Mustafa Kâzım (4 )
Hastane olduğu günleri gören Çorumlu sayısı günümüzde belki hiç kalmamıştır. Ama gazilerin ve onların doktorlarının hatıraları üstleri örtülü zaman tülleri altında apaydınlık ve canlı bir şekilde gazete arşivlerinde duruyor. 
2- MINTIKA ZİRAAT-I  UMUMİYE 
MEKTEBİ (6 Ekim 1924-1928)
Savaş biter, Cumhuriyet ilan olur. Çorum'a yeni hastane binaları yapımı için kollar sıvanır ve bugünkü Hitit Üniversitesi Hastanesi olan yerde yeni binalar yapılır. Ve Millet hastanesi olarak 1924 yılında hizmete açılır. Hastane yeni yapılan binalara taşınır.
Boşalan bina, ülke kalkınmasında önemli bir alan olan ziraatın (tarımın) geliştirilmesi yolunda atılan adımlar doğrultusunda 6 Ekim 1924 tarihinde "Mıntıka Ziraat-ı Umumiye Mektebi" adıyla yeni bir hizmete açılır. Bu yeni okul 14-20 yaş arasında ilkokul mezunu gençleri öğrenci olarak kabul etmektedir ve eğitim-öğretim süresi 3 yıldır.  
Ziraat Mektebi gündüzlü ve yatılı öğrenci kabul etmiştir. Yatılı öğrenciler bugün parasız yatılı dediğimiz türden leyli meccani olarak eğitim görmüşlerdir. 
8 Ekim 1924 tarihli Çorum gazetesinde okulun açılışında yaşanılanlar "Ziraat mektebinin Küşat Merasimi" başlığı altında şöyle anlatılmaktadır. (5)       
                                                            (Sürecek)