Kaçana üzülmek

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Kaçanlara üzülmeye devam ediyoruz. Salı günü Türkiye Kupası’nda kaçun turun ardından bu kezde grup lideri Tirespor karşısında kaçan gollere ve tabiki iki puana yanıyoruz.
Maçın ilk yarısı sonunda beraberliğe razıydım. Çünki gerçekten konuk Tirespor fizik üstünlüğünün yanında topa sahip olma noktasında son derece başarılı bir görüntü çizdi. İlk yarım saatlik bölümde rakip kale önünde görünemeyen Çorum Belediyespor işin garibi kalesinde de net pozisyon vermedi.
İlk yarının son bölümünde ise iki kez Çağlar ile net pozisyonlardan yararlanamadı. Birinde şanssızlık direğe takıldı ancak ikincisinde kelimenin tam anlamıyla topun sibobunu aradı. Onun gibi bir tecrübeli golcüye yakışmadı. Bu pozisyondan sonra Turgay’ın arkadaşına tepkisi ve görüntü çirkindi. Allahtan çirkinin ardından hemen güzeli birlikte yaptılar ve tatlıya bağladılar.
İkinci yarıda ise Belediyespor daha derli toplu ve topa sahip olarak oyuna başladı ancak şanssız bir gol yedi. Golden sonra rakibinde kapanmasıyla daha kalabalık rakip üzerine giden Belediyespor net pozisyonlar buldu ancak bunlardan birinde golü buldu. Uzatma dakikalarında ise galibiyeti kaçıran taraf temsilcimizdi.
Teknik Direktör Yavuz İncedal’ı bundan önce hep yaptığı ve yapmadığı oyuncu değişikleri konusunda eleştirdim. Tire maçında bana göre ilk kez hoca doğru hamleler yaptı. Özellikle golden sonra Buğra yerine Mehmet Akif’i alarak bir anlamda mağlubiyetinde önüne geçti. 
Belediyespor’un bu sezonki en büyük sıkıntısı orta sahada yaşanıyor. En fazla alternatifin olduğu orta sahada sorun çoğalamamak. Ön liberoda görev yapan Nedimsavunma arasına girince kanatlarda görev yapanlar top almaya gelmeyince, Turgay’da daha çok hücum yönünde bulununca yük Oğuzhan’a kalıyor. Fiziksel olarak iyi olduğu sürece bu açığı kapatmaya çalışan Oğuzhan düymeye başladığı anda sorun ortaya çıkıyor.
Diğer en önemli sorun ise yine kanatlar beklenen katkıyı yapamıyorlar. Sol kanatta Murathan yine geçen sezonun ilk yarısındaki performansından uzak. Sol kanatta bir türlü vazgeçilemeyen isim Ender yine bal yapmaz arı. Bu kadar erimsizkanatlarla Belediyespor’un maç kazanması gerçekten zor. Yavuz hocam kesinlikle bu bölgeler için alternatif isimlere şans vermeli. Bu halleriyle fazla katkı vermeleri mümkün görünmüyor. Biraz olsun hırslanmalı formayı kapmak için mücadele etmeliler.
Benim gözümde Belediyespor’da hedefe ulaşmak için en önemli olan takım kimliğini kazanma noktasında büyük sıkıntılar var. Sebat maçında atılan golden sonra tribündeki bir fotodaki Belediyespor futbolcusunun görüntüsü, Tire maçındaki golden sonra saha içindeki başka bir futbolcunun görüntüsü aynı.
Hep birlikte sevinmeyen üzülmeyen bir ekibin takım olması ve başarılı olması mümkün değil. Gol kaçacak, gol yiyecek hata yapılacak bunlar futbolun içinde olan şeyler. Hiç bir futbolcunun diğerine tepki göstermeye hakkı yok.   
Bu noktada kaptanın devreye girmesi gerekiyor. Geçen yılda bu sorunlar yaşandı. Saha içinde iki takım arkadaşının birbirine yanlış yapıyorsa bu noktada kaptan devreye girecek. Aynı şeyi yönetim içinde söylemek gerek.
Maçın sonunda bir iki taraftar ile Teknik Heyet arasında sorun yaşanıyor. Bu maç sonunda stad önünde devam ediyor. Tartışma anında aynı ortamda bulunan Belediyespor yöneticileri sessizce izliyorlar. Kusura bakmayında yöneticilik yapılacak yer işte tam burası. Şeref tribününde endam etmekle yönetici herkes olur. Önemli olan sorunun bulunduğu yerde onu çözmek. Taraftar ve yönetim arasındaki tartışmaya engel olmak.
Saha içine baktığım zaman sezon sonu için umutlumuyum derseniz kesinlikle evet. Ancak saha dışına baktığım ve fotoğrafları okuduğum zaman ise umutlarım azalıyor.  Bunun içinde Teknik Heyet ve Yönetimin ortak bir çalışma yapması gerekiyor. Takım olmak için bir çok unsurun bir araya gelmesi lazım. Bunun içinde yönetimin devreye girmesi gerekiyor. Ta.biki Teknik heyetinde takım ruhu taşıyana forma vermesi bu çalışmada çok önemli.
Saha dışının saha içi gibi umut vereceği günleri görmek dileğiyle.