İnsan kaybedince

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

A. KANEVSKY,  “Kaybettiklerimiz” başlıklı yazısında noktalama işaretlerinin insan üzerinden bir analizi yapar..
Bir gün insan "virgül"ü kaybetti, o zaman zor ve uzun cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince, düşünceleri de basitleşti.
Bir başka gün ise "ünlem" işaretini kaybetti. Alçak bir sesle ve ses tonunu değiştirmeden konuşmaya başladı. 
Artık ne bir şeye kızıyor, ne de bir şeye seviniyordu. Hiçbir şey onda en ufak bir heyecan uyandırmıyordu.
Bir süre sonra da "soru işaretini" kaybetti ve artık soru sormaz oldu. Hiçbir şey ama hiçbir şey onu ilgilendirmiyordu. Ne kâinat, ne dünya ne kendisi umurundaydı.
Birkaç sene sonra "iki nokta üst üste" işaretini kaybetti ve davranış nedenlerini başkalarına açıklamaktan vazgeçti.
Ömrünün sonuna doğru elinde yalnız “tırnak işaretleri" kalmıştı. Kendine has tek düşüncesi yoktu. Yalnız başkalarının düşüncelerini tekrarlıyordu.
Sıra “nokta”ya geldiğinde düşünmeyi ve okumayı unutmuş vaziyetteydi.
**
Kaybettiğimiz değerler de var.
Dürüstlük,  vefa,  saygı, hürmet ve tevazu gibi..
Değerler eğitimi bir ihtiyaç haline geldi.
Kanaatime göre en başta yukardaki beş değer yer almaktadır.
Saygı ile hürmeti aynı saymayın lütfen.
“Hürmet” değeri “saygı”yı aşan bir özeliğe sahip.
Saygının yeri başka hürmetin yeri bambaşka..
Dini yönde bizden altta, mevki ve ekonomik yönde bizden üstte olanlara bakar olduk.
Halbuki tavsiye edilen tersidir.
Buradan yola çıkılınca beğenmediklerimiz ve hor-hakir gördüklerimiz söz konusu oluyor.  Oysa kalpte ve cepte olanların keyfiyeti ölçülemez.
Erzurum’lu İbrahim Hakkı iki kardeşten hafif meşrep-önemsiz ve hakir görülen birisinin el üstünde tutulana “Kırklar alemi” ne beklenmedik katılmasıyla fark atınca şöyle der:
Âlemi Hızır bil bâtın u zâhir
Olayım der isen bu yolda mâhir 
Harabât ehline hor bakma zâkir 
Defîneye mâlik virâneler var.
Rivayete göre Erzurumlu İbrahim Hakkı hz.lerinin Şakir ve Zakir adında iki oğlu vardır.  Zakir adı gibi sürekli hakkı zikirle meşgul salih bir evlattır. Şakir ise meyhaneden çıkmayan, ayık dolaşmayan biridir.
    Bir gün İbrahim Hakkı k.s hz.leri Zakir’i alır yanına, birlikte bir yere gideceklerini söyler. Giderlerken meyhanenin önünde Zakir’e beklemesini söyler, içeri girer.
Oğlu Şakir masa başında sızmıştır. meyhaneciye, oğlunun ne kadar borcu olduğu sorar ve tüm borcu kapatır, Zakir’le beraber yola devam ederler. Babasının çıkması ardından Şakir uyanır, borcunu ödeyip kalkacaktır. Meyhaneci “borcun yok, baban ödedi” dediğinde, müthiş bir haya duygusu kaplar benliğini ve peşlerine düşer.
İbrahim Hakkı k.s hz.leri ve Zakir bir uçurumun kenarındadır ve babası oğluna: “Kırklar’dan biri vefat etti, atla, kırklara karışasın” der. Havada da otuzdokuz tane kuş dönmektedir. Zakir o ilme rağmen bir an tereddüt eder. Tam o anda Şakir, hakkını helal et baba, bismillah, der ve atlar. Kırklara karışır. Zakir’in şaşkınlığı arasında, Erzurumlu İbrahim Hakkı k.s hz.leri meşhur yukarda ki sözünü söyler, dörtlüğü okur.
TAZİYE: Geçen hafta gazetemiz Çorum Hakimiyet’in çok değerli muhabiri Erol TAŞKAN kardeşimizin annesini kaybettik; Dar-ı Beka’ya uğurladık. Telefonla başsağlığı diledim ama bir kez de buradan taziyelerimizi sunar merhumeye rahmet, Erol TAŞKAN’a ve diğer geride kalanlara sabr-ı cemil niyaz ederim.