Siyasetname’den seçmeler 7

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

-Hükümdarla dost olmak, hükümdar olmak demek değildir-
Derler ki, Melik Perviz, kumandanlarından olan Behram’ı sever ve  tutardı. Öyle ki, bir saat onsuz olmazdı. Şarapta, avda ve sohbette yanından ayırmazdı.
Bir gün Melik Perviz’e Herat ve Serahs eyaletlerinden 300 kırmızı tüylü deve getirdiler. Her devenin üzerinde çeşitli ihtiyaç maddeleri yüklüydü. Melik Perviz, bu develeri yükleriyle beraber arkadaşı
Behram’ın konağına götürmelerini ve melikin hediyesi olduğunu bildirmelerini istedi.
Ertesi gün, Melik Perviz’e, dün develerin yükü boşaltılırken Behram’ın, Melikin bir adamına 20 sopa vurduğunu haber verdiler.
Melik Perviz gazaba geldi. “Behram’ı çabuk huzurumda hazır ediniz” diye emir verdi. Behram gelince silahhaneden 500 kılıç getirmelerini istedi. Getirdiler. Melik, Behram’a bu kılıçların içinden iyilerini seç dedi. Behram 500 kılıç içinden 150 iyi kılıç seçti.
Melik Perviz “Ey Behram bu 150 kılıç içinden iyi olanlarını ayır” dedi.
Behram, 150 kılıç içinden on kılıç seçti.
Melik Perviz  “Bunların içinden daha iyi olanlarını seç” dedi.
Behram, bu on kılıç içinden iki kılıç seçti.
Melik Perviz, bu iki kılıcı bir kına koymasını istedi. Behram “İki kılıç bir kına girmiyor” dedi.
Melik Perviz “İki ferman edici, bir şehirde olamaz” dedi.
Behram, hata etmiş olduğunu hemen anladı; yer öptü ve af edilmesini istedi.
Melik Perviz “Eğer sen benim üzerimde hizmet hakkı olan biri olmasaydın, bizzat yüceltmiş olduğum birini düşürmek istemiyorum.
Yoksa seni cezasız bırakmazdım. Hükmetme ve padişahlık bize aittir.
Zira Allah, yeryüzünde seni değil bizi hâkim kılmıştır. Bir davası olan herkes, durumunu bize bildirsin ki, icap eden ne ise onu dürüstlükle emredelim. Eğer bundan sonra astlardan (hizmetli görevlilerden) birinden bir hata zuhur ederse, bana bildirmeniz gerekir ki, icap edecek şekilde adalet edelim. Böylece hiç kimse sıkıntıya düşmesin. Bu defa seni affettim” dedi.
***
İstişareden kuvvet doğar. İşler daha düzgün görülür.
İşlerde danışmak, kişinin kendine güveninden olur. Herkes bir şey bilir. biri daha çok, biri daha az bilir. Birinin ilmi vardır, tatbik etmemiştir, Birinin hem ilmi vardır, hem de tatbik edip tecrübe sahibi olmuştur. Mesela biri, bir derdin, bir hastalığın ilacını okumuş olduğu kitaptan arar ve bütün ilaçların adını ezbere bilir. Sonra biri, bütün bu ilaçların adlarını bilmekle kalmamış, tedavide kullanmış defalarca tecrübe etmiştir. Bu adam, asla tecrübe etmemiş olanla bir tutulamaz. Keza biri vardır ki, birçok seferler yapmış, dünyayı daha fazla görmüş, zamanın soğuğunu ve sıcağını daha fazla tatmış, işler ortasında bulunmuştur. Şimdi bu adamla asla sefere çıkmamış, vilayetler görmemiş, işlerin içinde bulunmamış adam nasıl aynı seviyede görülebilir.
Bu hususta şöyle derler;
Bütün tedbirler âlimler ve tecrübelilerle alınmalıdır. Birinin daha keskin zekâsı vardır, işleri daha çabuk görebilir. Biri de daha geç anlar. Âlimler söylemişlerdir: Bir kişinin aldığı tedbir, tek bir insanın gücü gibidir. İki kişinin aldığı tedbir iki kişinin gücü gibidir. Her bir durumda 10 kişinin gücü bir kişininkinden daha kuvvetli olur.
Salat ve selam üzerine olsun Peygamberimiz Muhammed Mustafa, önündekini olduğu kadar arkasındakini de bilirdi. Gökler ve yerler, cennet ve cehennem, sahife (levh) ve kalem, Allah’ın tahtı ve kürsüyü arz ettiler: Cebrail gelir ve vahiy getirir, olmuş, olmamıştan haber verirdi. Sahip olduğu bunca fazilete ve mucizelere rağmen, Yüce Allah ona, “işlerde onlara danış.”
“Ya Muhammed, bir iş yapacağın veya karşına bir iş çıktığı zaman, kendi yâranınla istişare et” diye buyuruyor.
İşlerde müşavere etmemek zayıf fikirlilikten olur. Böyle bir kimse bencil olur. Allah’a şükrolsun, Melikşah Efendimiz hem kavi reylidir, hem de o işin sahibidir ve tedbir bilir. Biz yazdığımız bu kitabın şartı bakımından bu kadar yâd ettik. 
(sürecek)
Kaynak: Siyaset-name. Yazan Nizamü’l-Mülk, Çev. Prof. Dr. M. Altay Köymen.
Kültür Bakanlığı Yayınları. !000 temel eser dizisi. 1990.