Ethem Erkoç'a Vefa Gecesi’ne dair

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Ensar Vakfı tarafından düzenlenen Ethem Erkoç'a Vefa Gecesi kelimenin tam anlamıyla muhteşemdi. Zaman zaman duygusal anlar yaşadığımız ve hocamızla beraber zamanda yolculuk yaptığımız bu geceyi düzenleyen Ensar Vakfına teşekkür ediyorum.


Salonun tamamen dolmuş olması hocamızın ne kadar çok sevildiğinin bir göstergesiydi. Metin Aşkın, Oğuz Leblebicioğlu, Abdulkadir Ozulu, İsmail Tuncer, Mustafa Balcı ve Halit Balyaz gibi birçok hocamız oradaydı. Hocamızın öğrencilerinden olan Milletvekilimiz Cahit Bağcı Bey ve Belediye Başkanımız Muzaffer Külcü Bey de konuşmalarında duygularını bizimle paylaştılar. Sinevizyon gösterisinde anılarını anlatan diğer hocalarımız ve arkadaşlarımız da Ethem Hocamızın meziyetlerini sıraladılar.


Bendeniz de şöyle bir geriye baktığımda birçok hatıram canlanıyor hafızamda. Bunların bir kısmını hazırlanan filimde paylaşma imkânı buldum. Ancak dahasını siz okurlarımla bu sütunlar aracılığıyla paylaşmak istediğim için bu yazıyı kaleme aldım. 1979 yılında Çorum İmam Hatip Lisesine kaydolmuştum. Bizim okuduğumuz o yıllarda okuldaki en etkili hocaların arasında Ethem Erkoç baş sırlardaydı. O çok gayretli, üretken ve sosyal birisiydi. Bu yüzden de okulda öğrencilerin sevdiği hocaların başında yer alıyordu. Okulda öğrenciler arasında ona "Etem Ağa" derdik. Hatırladığım kadarıyla diğer "ağa" lakaplı hocamız Veysel Bahçıvan'dı.


Ethem Hoca, bizim Arapça ve Tefsir derslerimize geldi uzun yıllar. Hocamız çok nüktedan birisiydi. Dersleri çok canlı geçerdi. Onun dersinde sıkıldığımızı, usandığımızı hiç hatırlamıyorum. Birisi sınıfta veya dışarıda herhangi bir olumsuz bir davranışta bulunsa onu rencide etmezdi. Ama adrese teslim bir iğneli söz ile yarı şaka yarı ciddi uyarırdı. Çoğu zaman biz bu şifreli konuşmayı anlamazdık. Ancak ders sonrasında arkadaşa sorunca o arkadaş meseleyi anlatırdı.  Kimseye bağırıp çağırdığını bir fiske vurduğunu hatırlamıyorum.


Arapça dersinde ya sözlü yoklama yapar, ya da önceden verdiği ve o gün anlatılacak olan gramer konuları hakkında bir kişiyi tahtaya kaldırırdı. Bu ismi seçerken gözlerini yumup sınıf listesinde parmağı kimin ismine işaret ederse onu kaldırırdı. Beni biraz sık tahtaya kaldırırdı. Tabi çağırırken Çorum şivesiyle "2325 taytıyaaal" derdi. Bütün sınıf gülüşürdük.


Ethem Hocam; son senelerimizde normal derslerin haricinde sınıf öğretmeni olarak rehberlik derslerimize de gelmişti. Özellikle rehberlik derslerinde bize hayata dair sohbetler ederdi. Nasihatlerde bulunurdu.  Bu hayat derslerinin önemini okuldan mezun olunca anladık. Meğer İmam Hatip Lisesi bizim için bir cam fanus ya da tıpkı bir akvaryum gibiymiş. Bizler de bu akvaryumda yetişen balıklar gibiymişiz. Buradan mezun olup Erzurum'a üniversiteye gittiğimde tabiri caiz ise kendimi bu akvaryumdan okyanusa bırakılmış bir balık gibi hissettim. İnsanların inanç yönünden ne kadar eksikleri olduğunu, dini konularda ne kadar da bilgisiz olduklarını hayretle müşahede ettim.


Hele sağ ve sol cenahtan her türlü rengi, değişik fraksiyonları, en radikal unsurları tanıyınca hocamızın bize anlattıklarının haklılığına bir kez daha şahit oldum. Onun sayesinde bu akımların hiç birisine bulaşmadım. Üniversitede derslerden çok, bu değişik fikirdeki arkadaşlarla yaptığımız fikri tartışmalarda kendimi yetiştirmek adına çok kitap okuduğumu söyleyebilirim. Tatillerde her Çorum'a geldiğimde bu yüzden mutlaka Ethem Hocamı ziyaret etmişimdir.


Yıllar sonra gerek Ethem Hocamla ve gerekse Ozulu Hocamızla Çorum Hâkimiyet gazetesinde ve Hale dergisinde aynı sütunları paylaşmak nasip oldu. Bu benim için hem gurur verici hem de daha dikkatli olmamı gerektiren bir durum. Zira hocalarım yazdıklarımı okurlar diye her yazdığım yazıyı biraz daha dikkatli yazıyorum. Hocalarımla aynı gazetede yazı yazmak çok keyif verici bir durum… Hala bir mesele olunca hocamıza müracaat ediyoruz. Yani benim için talebelik devam ediyor. Tabi onların da hocalığı emekli olsalar da bitmiş değil.


Ethem Hocam gerçekten çok üretken bir kişi. 24 kadar benim bildiğim eseri var. Bunların bir kısmı Çorumun kültürel tarihi ile ilgili. "7-8 Hasan Paşa, Necmi Şamlı, Elvançelebi, Sahabe ve Evliyalar Diyarı Çorum, Yusuf-u Bahri, Hatışoğlu Konağı" gibi eserleri bunlardan bir kaçı. Yine "Piyeslerim, Nikonyadan Çoruma" isimli romanı da önemli eserleri. Bunların yanında "Arapça Kelime ve Cümle Yapısı, Zekât Rehberi" gibi eserleri de var.


Ethem Hocam hakkında yazılmış bir tez olduğunu biliyoruz. Ama eserleri mutlaka ayrı ayrı incelenmeli ve üniversite tarafından değerlendirilmelidir. 


Kendisine uzun ve sıhhatli ömürler diliyorum. Onun gibi bir hocanın öğrencisi olmanın bir ayrıcalık olduğunu ifade ediyor ellerinden öpüyorum.