Türkülerle Çanakkale Zaferi Konseri

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

18 Mart Çanakkale Zaferi'nin 97. yıl dönümü nedeniyle geçtiğimiz günlerde ilimizde bir dizi faaliyetler oldu. Şehitler Günü sanki bu sene daha dolu dolu yaşandı gibi geliyor bana. Bu faaliyetleri düzenleyen kişi ve kuruluşlara bu vesile ile teşekkür ediyorum.
Geçtiğimiz Salı akşamı da Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü nedeniyle Çorum Belediyesi'nin katkılarıyla, Çorum Gazeteciler Cemiyeti ve Hitit Üniversitesi işbirliğinde tertip edilen "Türkülerle Çanakkale Zaferi" konserini izlemek üzere Devlet Tiyatro salonunda idik.
Bir duygu yoğunluğu içersinde, gözyaşlarımıza hâkim olamadan izledik konseri… Karşımızda sazlarıyla, solistleriyle, şiir okuyanıyla, semah ekibi ve semazeniyle muhteşem bir koro vardı.
 "Çanakkale İçinde", "Bir Yiğit Gurbete Gitse", "Memleketim", "Allı Turnam, "Bir Fırtına Tuttu", "İşte Gidiyorum", "Sarı Saçlım", "Kışlalar Doldu Bu Gün", "Hasretinle Yandı Gönlüm" gibi türküler, şarkılar, uzun havalar ve bir de güzel bir şiir dinledik korodan. Semah ve Sema gösterisi de ayrı bir tat verdi konsere…
Yan tarafa yansıtılan sinevizyon gösterisinde Çanakkale Savaşının gerçek görüntülerini yeniden yaşarcasına izledik. Türküler adeta canlanmıştı. Sinevizyonda canlandırma sahneleri, günümüzde şehit düşen asker ve polislerimizin cenaze merasimleri de ayrıca içimizi burktu. Dediğim gibi bu görüntüler eşliğinde söylenen türküler adeta canlandı. Boğazımıza düşüm düğüm oturdu.
Hüzünlendik, üzüldük… Bir kez daha şehitlerimizden devraldığımız bu vatan mirasının ne kadar da kıymetli olduğunu iliklerimize kadar hissettik. Onlara ne kadar teşekkür etsek bile yinede kifayetsiz kalacağını hissettik. Yokluklar içersinde, imkânsızlıklar içersinde, durumun bu acı gerçekliğini hiç de sorun etmeden, hiçbir bahane ardına saklanmayı akıllarından geçirmeden gül bahçesine girercesine şahadetin kollarına koşan yiğitlerimizin, dedelerimizin kahramanlığı karşısında gurur duyduk.
Sinevizyonda seslendirme yapan ve tok sesiyle tüylerimizi diken diken eden Merhum İstemi Betil'in anlatımında geçen şu cümle çok hoşuma gitti. "Onların imkânları karşısında Türkün imanı vardı"
Evet, o iman ki zaten çelik zırhlıları eritmiş, düşmana Çanakkale'yi mezar etmişti.
Her şey güzeldi… Ama son günlerde Nevruz bahanesiyle ortalığın savaş alanına dönmesi,  güvenlik güçlerimizin şehid edilmesi aklıma gelince de bir ayrı üzüldüm. Keşke bu konseri onlar da izleseler, acaba içlerinde bir şeyler kıpırdar mıydı diye de düşünmeden edemedim.
Düşmanı; dedelerimiz cephelerde yendi ama bizler içimizdeki nifak düşmanını yenemiyoruz. Bayram bahanesi ile kamuya ait binalara, araçlara, güvenlik güçlerine, vatandaşın işyerlerine, arabalarına saldırılmakta…
Konsere dönecek olursak bu tür kültürel faaliyetler çoğalmalı. Ortak değerlerimiz ön plana çıkarılarak kaynaşmamıza, bütünleşmemize katkıda bulunmak lazım. Birlikte dirlik var. Ayrılıkta acı var, gazap var…
Bu konseri bizlere sunan başta Şef Hakan Tatyüz'e, koronun bir diğer hocası Emin Beyazçiçek'e teşekkür ediyor, Gaziantep Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Korosunu tebrik ediyorum.
Konserin bizlere ulaşmasını sağlayan Çorum Gazeteciler Cemiyetine ve başkanı Sayın Şevket Erzen'e, Belediye Başkanımız Sayın Muzaffer Külcü'ye, Hitit Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Reha Metin Alkan'a teşekkür ediyorum.
Ayrıca bu konsere gelerek, salonu tamamen dolduran, kimi zaman hüzünlenen, kimi zaman coşan sanatsever Çorum halkına da teşekkür ediyorum.
Konser sonrası yaptığı konuşmada Şevket Erzen'in de belirttiği gibi umarım bizim şehrimizde de, bizim Üniversitemizde de bir konservatuar kurulur.