Okumak

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

İlk emri "oku" olan ve "hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu" diye bizleri okumaya teşvik eden bir dinin mensupları olarak üzerimize farz olan okuma işini ne kadar yerine getiriyoruz acaba?
Okumak; bu günü anlamak için mazinin kapılarından, atinin ufuklarına seyahat etmektir. Bugün kullandığımız bilgiler, taşıdığımız fikirler; insanlık tarihi boyunca yaşanan tecrübeler ve çalışmaların sonucunda elde edilmiştir. Yaşanılan tecrübeler, gelinen ilmi ve fikri seviye sonucunda yanlışlar ayıklanarak, doğrular gelişerek nesilden nesile aktarılmıştır. İşte bu fikir ve bilgiler bizlere âdemiyetin kurduğu medeniyetlerin birer mirasıdır. Medeniyetin temeli olan kitapları okumak; bu mirastan yararlanmak demektir. Okumayan toplumlar atalarının ve insanlığın mirasını reddetmiş sayılır.
Okumak, insanın şahsiyetini hizaya sokan bir disiplindir. Nefsi dizginlemektir bir bakıma… Başlangıçta okumak bir eziyet iken daha sonra bir marifete ve en sonunda da bir sanata dönüşür. Hayatın başıboşluk olmadığını farkına vardıran, ona anlam kazandıran kutsal bir eylemdir.
Sadece gençler değil okuması gerekenler... Yediden yetmişe her yaşta insanın okuması gerekiyor. Zira önderimiz efendimiz Hz. Peygamberimiz "Utlubül ilme minel mehdi, ilel lahdi" yani beşikten mezara kadar ilim öğrenin diye emir buyurmuş.
İnsan yaratılışının gayesi üzerine bir hayat kurmak zorundadır. Bu gaye ile yaşayan insan okuma ihtiyacı hisseder. Zira bu gayeye ulaşmanın derdinde, ıstırabında olan insan, derdinin çaresini kitaplarda aramaya başlar. Deştikçe korlaşan ateş misali bu çile yüreğinde tandıra döner ve sonunda içindeki feryadı yazarak dışına vurur. Sesine ses, kendine yoldaş arar. Oysa okumayan insanlar kendilerini sözlü olarak bile ifade etmekte zorlanırlar.
Bedenin açlığını yemekle giderirken ruhun açlığını da okumakla giderebiliriz. Zira okumak daha şümullü anlamıyla insanın kendisini bilmesi, kendini ve mutlak hakikati keşfetmesidir. Bu kendini bilmeklik ve keşfediş Yunus'un deyimiyle insanı Rabbini bilmeye götüren en kestirme yoldur. Bu gaye için yapılan okuma fiili bir ibadettir. Yoksa okumuş olmak için okumak vakit israfı ve beyhude bir çırpınıştır.
Okumanın gayesi insanın ruhunu anlamaktır. İnsanın bunu yapabilmesi için her yönüyle hayatı ve insanı öğrenmesi gerekir. Bunun için tek taraflı okumak maksada götürmeyecektir ve hakikat yolunda tek ayakla yol almaya çalışmak olacaktır.
Okumak sıradanlığa ve sömürülmeye karşı bir direnmedir. En ulvi anlamıyla kul prangasından kurtularak Hakka teslim olmak demektir.
Okuduklarımız dünyamızı aydınlatmalıdır. İlmi kıymeti olan, fikri gelişmeye katkıda bulunan, ahlaki değerlere ters düşmeyen eserler okunmalıdır. Dünyamızı kirleten, karartan kitaplar da okunmamalıdır.
Okuduklarını yaşantısına aksettiremeyen, davranışlarında müspet bir değişim yaşayamayan kişi sadece okumuş olmak için beyhude zaman kaybeden ziyankâr bir kişidir. Her bulduğumuz kitabı okumaya ne gerek vardır ne de imkân… Zira okumak bilgi hamallığı demek değildir. Ancak tek taraflı okumak bize bir şey kazandırmaz, gözümüzü kör ederek sağlıklı düşünmemizi engeller.