Yaşarken Ölenler

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Hayat gittikçe yaşanmaz hale geldiği zaman hatırlarız ölümü…
Binle meşakkat ve ızdıraplar.
Kamil insanlar ölmeden önce, ölmeyi tavsiye etmişlerdir.
Çünkü, ölüm her şeyin sonu ve başlangıcıdır.
İki cihanın serveri (asm) Efendimiz:
"Ölenin kıyameti kopmuştur,"
"İnsanlar uykudadır, öldükleri zaman uyanırlar."
"Her kul hangi amel üzerine ölürse o amel üzerine dirilir" diye ifade buyurur.
Öyle insanlar vardır, hayatta olsa bile ölü gibidirler.
Kendisi için yaşayan, kendi menfaatlerinin esiri olan insanlar…
Bediüzzaman Hazretleri:
"Layemut değilsin, başıboş değilsin, bir vazifen var. Gururu bırak, seni yaratanı düşün kabre gireceğini bil öyle hazırlan."
"Hazırlanırsınız, daimi bir memlekete gideceksiniz. Öyle bir memleket ki, bu memleket ona nisbeten bir zindan hükmündedir" der.
Yunus ise şöyle seslenir:
"İşte bu söze Hak tanıktır,
Bu can bu gövdeye konuktur,
Bir gün ola çıka gide,
Kafesten kuş uçmuş gibi."
"Ömrüm geçti hayfa ki geç uyandım,
Bu dünya bana baki kala sandım."
Yahya Kemal Beyatlı ise:
"Ölmek değildir ömrümüzün en feci işi,
Müşkül odur ki, ölmeden evvel ölür kişi."
Ölüm üzerine öylesine çok şeyler söylendi ki, bazı insanların hiç umurunda olamadı.
Halbuki ölüm en büyük nasihatçı idi.
Hazreti Ebubekir (ra) Efendimiz:
"Kabre hazırlıksız giren, denize kayıksız açılmış gibidir" der.
Karacaoğlan:
"Ağa olsa, paşa olsa, beğ olsa,
Yakasız gömleğe sarılır bir gün." 
Samipaşazade Sezai şöyle seslenir:
Mezar sonsuzluğun kapısıdır."
Önemli olan ölmeden önce ölmektir.
Ölümün hakikatini idrak etmektir.
Günde dünya yüzünde yüz elli binden fazla insan ölmektedir.
İki yüz binden fazla da doğmaktadır.
İşte dünya böyle bir menzildir.
Gelen gider, konan göçer.
Giden insanlar yaptıkları ile anılırlar.
"Ne kendi eti huzur,
Dayansın ehli kubur" diyen şairin nidaları gibi…
Bazı insanlar, ayakta gezen cenazeler gibidir.
Ha yaşamış, ha da yaşamamız fark etmez…
Öyle gelmiş, öyle gitmiş.
Şehitlere yürekler yanarken, makamları bizleri rahatlatır.
Ölüm acısını hissetmeyen  bahtiyar insanlar…
Onların ölümleri semavat ve yeryüzünü ağlatır.
Dünyayı insanlara dar edenlerin ölümleri ise, her şeyi sevindirir.
Dünyanın hadiseleri, insanların imtihanlarını oldukça zorlaştırdı.
Mükafatlarını da zenginleştirdi…
Cennet çok pahalandı.
Cehennem ise lüzumsuzlaşmadı.
Çok zalimler türedi ki;
"Yaşasın cehennem" diyenlerin sayısı gittikçe fazlalaştı.
Ölmeden önce öldük,
Çünkü öleceğimizi biliyorduk.