İlahi Vahye Muhatap Arılar -8-

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Bu yazımızda, ilahi vahye muhatap olan arılar, bal peteğinin hammaddesini nasıl üretir ve şekillendirirler. Bunlar üzerinde duracağız.
Arıların, ürünlerini stok yaptıkları  peteklerinin temel malzemesi balmumudur. Arılar balmumunu, karınlarının altında yer alan dört çift salgı bezinden salgılarlar. Bu salgı bezlerinin bitiştiği yerde iki küçük boşluk vardır. Balmumu bu aralıklarda ufak ince pullar şeklinde oluşur. Arılar bu küçük tabakaları almak için tüylerden oluşan arka bacaklarındaki kancalarını kullanarak çekip dışarı çıkardıktan sonra ileri iterek önce orta, sonra ön ayaklarına ulaştırırlar. Elde ettikleri bu hammaddeyi çene kemikleri ile alır ve yoğurarak işlenebilir kıvama getirirler. Bir mum pulcuğu alınınca oradan hemen ikincisi çıkar. Balmumunun salgılanması için ise en önemli unsur sıcaklıktır. Bu yüzden işçi arılar peteği inşa etmeye başladıkların da ilk olarak birbirlerine zincir halkası oluşturarak birbirlerine kenetlenerek adeta bir top haline gelirler. Bu sayede balmumu için gerekli olan 35 derece ısı sağlanmış olur. Böylece gerekli  kıvama gelen mum, şekillendirmek için hazır hale getirilmiş olur.
Balmumu üretimi oldukça fazla enerji gerektiren bir işlemdir. Bu nedenle arılar 1 kg. balmumu yapmak için yaklaşık olarak 22 kg. bal tüketmek zorunda kalırlar. Arılar balmumunu salgı bezlerinden her seferinde yaklaşık olarak bir toplu iğnenin başı büyüklüğünde parçalar halinde çıkartırlar. Bu oran göz önünde bulundurulduğunda balmumunun önemi anlaşılmış olur. Arılar en küçük bir mum kırıntısını bile çok iyi değerlendirerek yararlanırlar. Çok enerji sarf ettikleri, üretimi zahmetli olduğu için, terk edilmiş kovanlardaki boş petekler başta olmak üzere buldukları bütün mumları da kovanlarına taşıyarak şekillendirmeyi daha çok tercih ederler. 
Arılar balmumunu çok akılcı bir şekilde kullanarak en az balmumu ile en fazla petek inşa ederler. Bal sırlanmış petek gözeneği içerisinde yıllarca da kalsa yoğunlaşmaz. Tadından, renginden ve kokusundan bir şey kaybetmez. Kokladığınızda bal aromasını da hissedersiniz. Arılar balı sırlarken bal içerisindeki su oranını sıfıra indirgerler. Eğer süzülen balın çoğunluğu sırlanmamış ise su oranını sıfıra indirgeyemedikleri için balda hafif bir mayhoşluk hissedilebilir. Balı koruyan petek olduğu için süzülerek petekten çıkan bal havaların soğuması ile yoğunlaşabilir. O da kırk derecenin altındaki ılık su içerisinde bekletilerek eski kıvamına getirilebilir. Bal kaynatılmaz. Kaynatılırsa içerisindeki minerallerin bir kısmı etkisini kaybeder. 
Arıların petekleri şekillendirebilmeleri balmumu ile olur. Balmumu gibi petek yapımı için son derece uygun olan ve balı koruyup muhafaza eden bir maddenin arılar tarafından üretiliyor olması da,Yüce Yaratıcımız tarafından yaratılışta öyle programlandıklarının ayrı bir göstergesidir. Arılar aynı formülle bu işi hatasız olarak milyonlarca yıldır yapmaktadırlar. Bütün arıların iş bölümü yapmayı bilmeleri de gerekmektedir. İşçi arılar gözenekten çıktıklarının sadece 12-18 günlerinde balmumu üretirler. Arıların her birinin belli bir dönemde petek örme bilgi ve becerisine sahip olmaları yeterli olmayıp birlikte iş yapmak için gerekli olan organizasyonu yapabilecekleri içgüdüye ve bilince de sahip olmaları gerekmektedir. Arıların bu organizasyonu kusursuzca gerçekleştirmelerini, kendi aralarında iletişimi sağlamalarını, binlerce arının karanlık bir kovanda iş bölümü yaparak, her arının üzerine düşeni mükemmel olarak yapmasını elbette ki tesadüflerle izah etmek mümkün değildir. Akıl sahibi her insanın, arı gibi bir canlının her yönüyle petek üretebilecek, bu petekleri de en sağlam bir şekilde kullanabilecek özelliklere sahip olarak ortaya çıkarmaları ve olağanüstü inşa yeteneğine sahip olmaları, yaratılışta öyle programlanmalarının bir tecellisidir. 
Herkes petek gözeneklerinin altıgen olduğunu bilir amma neden altıgendir bunu çoğumuz bilmeyiz. Kovanlarda, dik şekildeki çıtalara, gözenekler altıgen olarak sabit bir açı ile konumlandırılır. İlginç bir şekle sahip olan peteklerden kesit alındığında bir ara duvar ile karşılaşılır. Bal mumundan yapılan bu ara duvar ortak bir zemin özelliği gösterir. Balın akmamasını sağlayan gözenekler ise eğim açısının sabitliği ile ilgilidir. Bal üretiminde ilk aşama bal mumunun üretim ve şekillendirilmesidir. İşçi arıların grup halinde kenetlenerek belli sıcaklıkta salgıladıkları mumlar önce beyazken, salgı ve polenlerle renk sarıya doğru döner. Toplu iğnenin başı kadar minik üretilen bal mumları çok fazla enerji tüketimi ile gerçekleşir. Yamasız görüntü elde edilen petekler bir mühendislik harikasıdır. Bilim adamları ve matematikçiler yaptıkları araştırmalar sonucu en verimli depolama şeklinin altıgene uygun olduğunu savunmuşlardır. Asgari kullanımı esas alan bu konumlanmaya çıta kenarlarından başlayan arılar ortada kusursuz altıgenlerle petekleri tamamlarlar. Bu müthiş matematik düzeninin diğer geometrik şekiller ile mümkün olmadığı görülmüştür. Yapılan deneylerde altıgenin dışındaki beşgen, sekizgen gibi şekillerde boşluklar kaldığı, kare ve üçgende ise, aynı hacmi doldurmak için gereken duvar çevresi daha fazla olacağından en az malzeme ile bir alanı kusursuz bir şekilde bölmek için altıgen en ideal olanıdır. Bunun yanı sıra, her bir altıgenin derinliği 3 santim, duvar kalınlığı ise milimetrenin yüzde beşi kadardır. Bu kadar ince iş isteyen bal üretimi arılar için oldukça kolaydır. Binlerce farklı arı hep eşit boyda petekler üretirler. Yavru bakımından petek inşasına, besin bulmadan bal, polen ve propolis üretimine kadar her işi en güzel bir şekilde yaparlar. 
(Rasûlüm) de ki: "Size gökten ve yerden kim rızık veriyor? Ya da işitme ve görme yetisi üzerinde kim mutlak hâkimdir? Ölüden diriyi, diriden de ölüyü kim çıkarıyor? Bütün işleri kim evirip çeviriyor? "Hemen diyecekler ki "Allah" De ki: " O halde Allahın(müjdesine nail olup) azabından sakınmayacak mısınız? " (Yunus Suresi, 31)