Çöpte kaybolan çocukluk!

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Minicik kalplere kocaman hayaller sığdırılır bazen…
Küçücük bakışları derin anlamlarla sunarız…
Bir iç çekişle hayatı özetleriz kimi zaman da…
En acısı da çöplükten hayaller kurar bazılarımız…

Büyürken çocukluğumuzdan da bir şeyler taşırız yeni yaşlarımıza.
Kimisi hayallerini… En muzur gülüşlerini taşır…
Kimisi çocukluktan kalma dostluklarını kazır hayatının en güzel yerine.
Kimisi de kendinden geçinceye kadar güldüğü kahkahalarını sindirir gülüşüne…
Bezen de en sevdiği arkadaşlarıyla oynadığı oyunları takılır ayaklarına, ıssız sokaklarda yürüdüğünde…
Kimisi…
Kimisi de vardır kursağında kalan çocukluğunu, çöpten oyuncağını taşır geleceğine…
Ahmet gibi…
Küçük adam Ahmet…
Çocukluğumla hasbıhal ettiğim yolda sayarken adımlarımı beliriverdi karşımda.
Demirden yapılmış tekerlekli sepetine hızlıca çöpten bir şeyler koyuyor, otobüsteki insanların meraklı bakışlarını, etrafında hızla geçen arabaların varlığını hiç umursamıyordu.
Çocuksu olan adımlarım aniden yavaşladı…
Daha ağır ilerliyor ne yapmaya çalıştığına dikkatle bakıyordum.
Sarışın 12-13 yaşlarında bir erkek çocuğu…
Su şişelerini, plastikleri ne varsa hızlı hızlı alıp sepetine atıyor.
Öyle hızlı… Öyle azimli…
Ardından yavaşça yanaştım…
O da ne!

Bidonları koyduğu sepette bir şeyler kıpırdıyor. Bir karartı görünüyor sepete doğru yanaştıkça.
İyice yaklaştım… Yaklaştım…
Dondum kaldım… Kıpırdayamadım. Vay vicdansız Dünya!  dedim. Kendi kendime…
3-3,5 yaşlarında hayatımda gördüğüm en güzel yüze sahip minicik bir kız çocuğu.
Çöplükte kaybolan çocukluğuyla yüzleşiyor…
Abisinin topladığı şişelerin birini sımsıkı tutmuş oyuncağı gibi oynuyor konuşuyor konuşturuyordu.
Hayalindeki bebeğin yerine çöpten aldığı şişeyi koymuş belli ki.
 Ben küçük kıza dalmışken abisinin sesiyle irkildim. "Ne oldu abla ne baktın kaldın öyle. Hiç mi görmedin çalışan birini. Hem biliyor musun babamın ayağı kesik eve ben bakıyorum. Senin o baktığın çöpleri ben satıp eve ekmek götürüyorum"
Sen mi? diyebildim titreyen sesimle.
"Ne sandın! Küçük durduğuma bakma! Çok oldu ben büyüyeli."

Korkmuyorum abla… Bak! Sıkıca tuttum şişe kapağını… Bebeğim yok!
Hayallerim hiç olmayacak belki ilerde. Oyuncak bebeğimi aldıkları gibi alacaklar belki de gülüşümü.
Ama abla alamazlar çöplükten kurduğum hayalimi!
Bak kayboldum bile içinde göremezler… Bulamazlar ki beni!
Bulamazlar abla!
Değil mi?

Kim verdi küçük? Kim attı seni çöplüğün içine… Kim çaldı çocukluğunu?
Ve soruyorum şimdi kendime, çöplükte kaybolmaktan kim çıkaracak sizi?"