Dünyada Vatan

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Dünya insanlara hayat mekanı olarak yaratılmış. Ömür, doğumdan ölüme kadar dünyada geçen zaman. Ölümden ötesi hayata imanla ömürlerini tamamlayanlar için vatan sözünün hemen arkası ahirette iman. 
Vatan, insanın kendine ait saydığı ve aynı zamanda onun bir parçası olduğumuzu kabullendiğimiz toprak, su, hava. Vatan, bizden önce yaşayanların bize bıraktıkları aziz miras, kutsal. Uğrunda ölünen ve bu ölümden asla gam duyulmayan kutsalların ilk sırada yer alanı. 
Vatan; Allah, vatan, hürriyet üçlüsünün elle tutulan, gözle görülen maddi olanı. Bu üçlü, insan için olmazsa olmazlardan. İmana el uzatılan, dil uzatılan ve kısıtlama olan yerde insanın insanlık haklarının en başta geleni olan inanç hürriyeti yoktur. Bu toprakların sahibi ve bekçisiyim diyemediğiniz bir yerde siz vatan sahibi olamazsınız. Hürriyetiniz yoksa zaten insanlığınız ayaklar altına alınmış demektir. 
Tarih, insanlığın devamlı göçlerinden bahseder. Göçler vatan dayanağının arandığı zamanlardır. Göç yoluna çıkmış olan insanların başlarına gelenlere bugün de şahit oluyoruz. İnsan hakları kavramı vatanını terk etmiş insanlar için, boş bir çerçeveden ibarettir. 
Vatan sahibi olmak bahtiyarlığı ve sürekliliği ancak sahip olduğumuz topraklara, sulara ve göklere sahip çıkıp korumamıza bağlı kalıyor. Bu korumanın bedeli insanlık tarihi boyunca hep can vermekle ve bu uğurda ölüme koşarak gitmeye bağlı kalmış. Vatanı için ölen yoksa vatan elde kalmaz.
Dünya tarihi içinde Türklerin büyük göçler yaptıkları ve bu göçler sonunda Avrupa kıtasına gidenlerin gittikleri yerlerde vatan sahibi olamadıklarını ve zaman içinde kaybolup gittiklerini görüyoruz. Anadolu'ya göçen atalarımız bu toprakların ulaştıkları her köyünde her kasabasında her kentinde can vererek bu coğrafyayı bize vatan yapmışlardır. Bunun için bu toprakları din ve devlet aşkıyla ecdat kanıyla yoğrulmuş biliyoruz. 
Toprağın vatan olması bir kadının ana olması gibi zahmetli ve heybetlidir. Onun için bizim lügatimizde bu iki mukaddes; ana ve vatan birleştirilmiş. Toprak, ana kutsiyeti ile anlam kazanıp sadece bir coğrafi söz olmaktan çıkarılmış anavatan olmuştur. Yâr olmuştur, sevgili olmuştur, namus olmuştur. 
Batı, yüzyıldır bizi bir boy hedefi gibi görüyor. Üzerimize yönelen, gizli açık düşmanlıklara kanımızla canımızla büyük acılar çekerek karşı koyuyoruz. Bizi yıldırmak ve tepki veremez hale getirmek istiyorlar. Asla yılgınlığa düşmemek gerekiyor. Belki daha nice yiğitlerimizi bu uğurda şehit vereceğiz. Dayanacağız, katlanacağız. Her bir ocağımıza vatan için bedel düşse de razı olacağız. Can veren evlatlarımızla vatanımıza can vereceğiz. Biz Türk milleti olarak tarihten ihtiyar bir değirmeniz ve çarkımız kanımızla dönüyor. İmanımızı yitirmeden bu mücadele sabır ve metanetle devam edecek. Yüce Allah'ımızın vadettiği zafer bizim olacak. Devlet sahibi olmanın, vatan sahibi vatandaş olmanın, birlikte yaşadığımız insanlarla kardeşliğimizin ve biz Allah'a inanan hür insanlarız diyebilmenin onuruna ve gururuna sahip kalmak için azim ve metanet göstereceğiz. Akıl ve birlik içinde bütün varlığımızla bu vatanı yaşatmaya kendimizi borçlu bileceğiz. Bu borcun, her an düşmana karşı uyanık olmak ve karşı koymakla ödendiğini unutmayacağız. Kaçan kaytaran alçak ve haindir. Anavatanına ihanet edenler ise alçağın alçağı, iblisin uşakları, hainler ve lanetlenen maskaralardır. Biz sahip oldukça bütün iç ve dış düşmanların vatanımız ve milletimiz üstüne oynadıkları oyunlarını bozacağız. İnadına birlik ve beraberlik, inadına kardeşlik duygularımızı derinleştireceğiz. Bu topraklar üstünde barış ve kardeşlik içinde Türkiye Cumhuriyetinin bir ferdi olmanın mutluluğunu hep birlikte yaşamaya devam edeceğiz. Birbirimize dost olacağız. 
Millet olarak bizim bu sahip olduğumuz vatandan başka gideceğimiz herhangi bir toprak yok. Bizim göçlerimiz ve göçmenliğimiz bu topraklarda bin yıl önce son bulmuştur. Allah (C.C) bizi dünyada vatansız ve ahirette imansız bırakmasın. Âmin.