Hasan Tuluk'un Otobiyografisini Okudum

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Hayat her canlı için bir sınavlar silsilesi. Hayat birbiri ardına sıralanmış imtihan odalarından insanı birinden çıkarken diğerine buyur ediyor. Süre belirsiz, sorular belirsiz. Gözcüsü mümeyyizi görünmez. Her salonda ne kadar kalacağın belirsiz. Bilinen bir gerçek varsa o da, insanın son olduğunu bilmediği bir salonda kalışı…
İşte otobiyografi yazmak, yani insanın kendi hayatını kendisinin oturup kaleme alması son salonda kalmadan önce geçtiği odalarda neler gördüğünü ve nasıl yaşadığını yazıya dökmesi. Sayfaları salonların hatıralarıyla süslemesi veya fotoğraflaması ve altlarına açıklama yazılarını yazması. 
Kolay iş değildir bir ömrün satır satır dile getirilmesi. Hafıza ister. Sabır ister. Cesaret ister. Kolay mıdır, insanın "Böyle Yaşadım" diyebilmesi. 
Her kula nasip olmaz bu zor iş. Ancak azim ve sebat sahipleri, kendine güvenen insanlar yazar hayat hikayelerini. 
Aziz Dostum, sen bu zor işin üstesinden de geldin. Kutluyorum. Zaten senin güçlüklerden yılmayan bir iradeye ve tükenmez bir sabra sahip olduğunu nokta nokta vurduğun çekiç darbelerinle ürettiğin eserlerinde ve geçtiğin yerde derhal seçilen beyefendi kişiliğinde gördük. Eserlerin nasıl bir altın ele sahip olduğunu cihana gösterirken, yazdığın yazıların ve kitaplaştırdığın hayat hikayen de bir başka yönünü bize öğretiyor ki, sen sadece metalin sanatçısı değil, anadilimiz Türkçemizin de bir ustasısın. Anlatımın gür bir nehir akışıyla alıp götürüyor insanı. İfadeler metalin menevişine, bakırın perdahına benzer yumuşaklıkta ışıl ışıl. 
Kitabını ilk okuyanlardan biri olarak kendimi şanslı ve bana bu fırsatı verdiğin için de gururluyum. İnsan, dostlarının başarılarını kendi başarıları gibi gördükçe gerçek dost olabilirler. "Bir gözden geçir" diyerek lütfettiğiniz kitabınızı okurken çocukluğunuz da kendi çocukluğumu yaşar gibi oldum. Aynı şehirde ve aynı yaşlarda olmanın doğal bir sonucu olarak değerlendirdim. Çocukluğumuzun yılları dürüst bir söyleyişle tabiat olarak zengin, çevre olarak sıcak, zaman olarak yaşanılırdır. Lakin o tabiat, o çevre, o zamanlar aynı zamanda yoklukların ve sefaletinde zeminiydi. Bizler paylaşmayı, sabrı o yoklukların sıkıntılarını süzerek öğrendik. Demek ki, aynı yılların çocukları olmak, aynı kenti havasını solumak, suyunu içmek, sosyal mekânları paylaşmak böyle ortak kaderler ortaya koyuyor. Bu yüzden birbirimizi daha iyi anlıyoruz. Bu yüzden birbirimizi daha çok seviyor, sayıyoruz. Herkesin aynı anlayışı göstermesi imkânsızdır. Yeter ki, bir tek de olsa bizi anlayan bir insan bulunsun, yeter. Senin sanat kabiliyetini, yaptığın eserlerin değerini ve kişiliğinin her yaşında mükemmelliğini bilip anlamış olanlardan aldığın övgüler, takdirler ve teşekkürler ayrı bir kitap olacak zenginliktedir. Ne var ki, her devirde bir Sinan kıymetini bilen bir Süleyman olmaya biliyor. Sanatçı kıymeti bilmeyenlere kırılmamalı, sanata değer vermeyi öğrenememiş olanların nasipsizliklerine acımalı, diyorum. Sanat vadisi söz konusu olduğunda, bir eseri görüp, bilip, tanıyıp da kıskançlık ve bencillikten kurtulamayıp susan veya dudak kıvıranlara söylenecek sözler elbette vardır. Bu sözler mutlaka acı olacaktır. İnsanların yanlışını düzelttirmek için bazen bir bakış yeter ama yetmeyenlerin kulağını çekmek veya o da yetmezse daha ağır cezalandırmak bir haktır. İşte bu noktada kibre karşı kibir sadakadır. 
Tekrar kitaba dönecek olursam, Gerçi bütün sözlerim yazdığın kitap üzerine ama biraz da işin maddi tarafına ait söz söylemek gerek. Son zamanlarda okuduğum kitaplar içinde imla hatası en az-hatta hiç imla hatası olmayan- bir kitap okumanın mutluluğunu da yaşatıyorsun. 
 "Böyle Yaşadım" diyebilmek kolay değil. Ellerine, yüreğine sağlık muhterem arkadaşım.
Aziz dost, seni bir daha tebrik ediyor, o güzel ellerin güzel eserler üretmeye, kalemin yeni yazılar yazmaya devam etsin. Sana huzur ve sağlık dolu güzel günler nasip etmesini yüce Allah'tan niyaz ediyorum. Emek verip hazırladığın bu güzel eserinin en kısa zamanda basılıp yayımlanması da en kısa zamanda gerçekleşmesine duacıyım. Zira senin hayatını okuyup senin tecrübe ve hatıralarından dersler çıkartacak vatan evlatlarının böyle eserlere ihtiyaçları var. Sen gençliğimize bir örnek sanatkâr, bir örnek öğretmen, bir örnek baba ve bir örnek kültür adamı ve de bu memleketin sevdalısısın. 
Şuna inanıyorum ki, "Hasan Tuluk" ismi şu küçük dünyada bir Çorum markası olarak yaşayacaktır.