Suudî prensin ılmlı İslâm’ı

Paylaşın:

Facebook Twitter Google

Suudi Arabistan’ın fiilî kralı Muhammed b. Selman ılımlı İslâm’a döneceklerini açıkladı.
Bu ılımlı İslâm (Müslüman) ifadesi kadar talihsizi zor bulunur; insanlar bulundukları yer, zaman, siyasi ve dini icaplara göre ılımlı İslâm tarifleri yapıyorlar. Birkaç örnek:
Vehhâbî İslâm anlayışına göre Ehl-i Sünnet İslâm anlayışı ılımlıdır.
Terörü, şiddeti ve tekfiri kullanan sözde İslâmî gruplara nispetle bunlara karşı çıkan Müslüman gruplar ılımlıdır.
DEAŞ, Bokoharam, el-Kaide gibi gruplara bakılınca tekfirci olmayan ve siyasi iktidarı demokratik usullerle ele geçirmeyi caiz gören  İhvan-ı Müslimîn ılımlıdır.
Dünyanın oyuncuları, sömürgeci, zalim iri devletlerin proje ve plânlarına uyum gösteren, onların gasp ettiklerine göz yuman, verdikleri kırıntılarla yetinen, onlar lehine bağımsızlıklarından taviz veren, kişiler ve yönetimler ile bütün bu rezil/aşağılık işlere fetva veren sözde ulema ılımlıdır.
İşte size trajikomik dedikleri cinsten bir örnek:
“Suudi Arabistan Müftüsü ve Ulema Heyeti Başkanı Abdülaziz Al-i Şeyh, yerel bir televizyon kanalında katıldığı programa telefonla bağlanan izleyicinin geçen temmuz ayında Mescid-i Aksa’da yaşanan olaylarla ilgili sorusuna verdiği cevapta ‘İsrail’e karşı savaşmanın caiz olmadığını, Filistin İslâmî Direniş Hareketi Hamas’ın terör örgütü olduğunu ve Hizbullah’a karşı İsrail ordusuyla iş birliği yapılabileceğini’ söyledi. İsrail İletişim Bakanı Eyüp Kara ise Suudi Arabistan Müftüsü ve Ulema Heyeti Başkanı Abdülaziz Al-i Şeyh’i verdiği fetvadan ötürü tebrik ederek İsrail işgali altındaki topraklara davet etti.”
Demek ki, üç kutsal-dokunulamaz mescidden biri olan Mescid-i Aksâ’yı yıkmak ve yerine Siyonistlerin rüyası olan Süleyman Mabedi’ni yapmak, Filistin’in mazlum Müslüman halkını yok etmek, Filistin İslâm topraklarını bir karışını başkalarına bırakmaksızın gasbetmek, bununla yetinmeyip Nil’den Fırat’a kadar uzanan sözde “Vadedilmiş Topraklar” üzerinde Büyük İsrail Devleti’ni kurmak isteyen… İsrail devleti terörist, zâlim, gâsıp, katil… olmuyor da yalnızca vatanlarını, dinlerini ve halkını savunan Hamas terör örgütü oluyor ve bunu da sözde bir “İslâm âlimi” söylüyor.
“Suudi Arabistan’da bu değişim rüzgârı ne zaman, hangi sebeple ve etki altında esti?” sorusunun cevabına ışık tutan olaylar zincirini hatırlayalım:
ABD Başkanı D. Trump, 20 Mayıs 2017’de Suudi Arabistan’ı ziyaret etti. Burada yaptığı kılınç dansı ve küre başındaki ortak poz ile dikkat çeken Trump ülkesine döndükten sonra şu olaylar art arda sökün etti: 
20 Mayıs: Söz konusu ziyaret kapsamında 110 milyar dolarlık silah anlaşması imzaladı.
23 Mayıs: Gece geç saatlerde Katar resmi haber ajansı QNA’da Katar Emiri Şeyh Temim al Sani’ye atfen ABD karşıtı ve İran’ı destekleyen tartışmalı açıklamaların yayımlanmasının ardından Katar krizi başladı. Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn, Mısır ve Yemen, 5 Haziran’da Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini kestiklerini duyurdu…
21 Haziran: Kral Selman, ülkesinde bir geleneğe son vererek Veliaht Prens Muhammed bin Nayif’in yerine 31 yaşındaki oğlu Muhammed bin Selman’ı getirdi. 
Riyad’ın Tahran politikasının bir adımı olarak Irak’ta Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr 11 yıl aradan sonra 30 Temmuz’da ilk kez Suudi Arabistan’a gitti. Burada yeni Veliaht Muhammed bin Selman ile görüştü.
25 Eylül: Irak Kürt Bölgesel Yönetimi, Türkiye’nin ve daha başka pek çok ülkenin karşı olduğu bağımsızlık referandumunu gerçekleştirdi. Barzani’nin arkasında ABD, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin olduğu ve olaylardan sonra İran’ın bölgedeki nüfuzunun arttığı söylendi. 
12 Ekim: Hamas-Fetih uzlaşması yaşandı. Gazze’deki İdari Komite feshedildi. Hamas hareketi, elindeki bölgeleri Fetih’e devretti. Uzlaşının arkasında Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve ‘karanlıklar Prensi’ Muhammed Dahlan’ın olduğu belirtildi. 
13 Ekim: ABD Başkanı Trump, İran’la nükleer anlaşmasından desteğini çekti, iptal kararını Kongre’ye bıraktı. Arkasından İran’a yaptırımlarını artıran ABD, İran Devrim Muhafızları'nı terör örgütleri listesine aldı. 
24 Ekim: Suudi Arabistan ılımlı İslam’a dönüyor.
(Buradan devam edelim)