Saadet Partisi Çorum İl Başkanı Faruk Cıdık, yaptığı basın toplantısında son günleri yaşanan 2017 yılında da umutların karamsarlığa, beklentilerin hayal kırıklığına dönüştüğünü belirtti. Cıdık, "Ama biz gelecek adına umudumuzu koruyoruz. İnşallah 201

Cıdık, 2017'yi değerlendirdi

Paylaşın:

FATİH AKBAŞ

Saadet Partisi Çorum İl Başkanı Faruk Cıdık, yaptığı basın toplantısında son günleri yaşanan 2017 yılında da umutların karamsarlığa, beklentilerin hayal kırıklığına dönüştüğünü belirtti. Cıdık, "Ama biz gelecek adına umudumuzu koruyoruz. İnşallah 2018 yılı, yaşanabilir bir Türkiye, yeniden büyük Türkiye, yeni bir dünyanın kurulmasına vesile olur" dedi.

2018 yılından en büyük beklentilerinin OHAL'siz bir Türkiye olduğunu belirten Cıdık, "Türkiye 20 Temmuz 2016 yılından bu tarafa OHAL ile yönetiliyor.  15 Temmuz'dan bu yana 30 ayrı KHK yayınlandı.  Neredeyse, KHK ile düzenlenmeyen tek bir konu, tek bir alan kalmadı. Kanunun yerini kararname, Meclis'in yerini saray, 80 milyonun iradesini bir kişi aldı. Binlerce insan bir kararname ile ihraç ediliyor. Devasa kuruluşlar bir kararname ile kapatılıyor. Anayasa ile teminat altına alınmış temel ve hak ve özgürlükler bir kararname ile rafa kaldırılıyor. Bu yüzden bizim 2018 yılına ilişkin ilk temennimiz OHAL'siz  bir  Türkiye'dir.   Çünkü esas olan Külliye'nin iradesi değil Türkiye'nin iradesidir. Bazıları Kanun Hükmünde Kararnamelere, 'Karun Hükmünde Kararnameler' diyor. Bu üzücü bir vaka ve hadisedir. Bu zihinlerde iz bırakıyor. Tarihe bir hüküm olacak geçiyor. Mutlaka yapılan kasıtlı yanlışlardan dönülmelidir" şeklinde kaydetti.

AK Parti'nin 15 yıl önce Doğu'daki OHAL'i kaldıracağını söylemesine rağmen şimdi bütün Türkiye'yi OHAL ile yönettiğini dile getiren Cıdık, "Şimdi size AK Parti'nin kendi programından aynen alıntılayarak bir cümle okumak istiyorum.  'AK Parti, teröre tepki olarak maksadını aşan ve bölge halkını rahatsız eden bazı uygulamaların terk edilmesi ve yıllardır devam eden OHAL uygulamasının tamamen kaldırılmasını hedeflemektedir. Suçlu insanlar karşısında caydırıcı ve masumları koruyucu bir tavır sergilemesi gereken devletimizin, suçsuz insanlara şefkatle muamele etmesi gerektiğine inanıyoruz.' Görüldüğü gibi,  'Güneydoğu'daki OHAL'i kaldıracağız' demişler, şimdi Bütün Türkiye'yi OHAL'le yönetiyorlar.   'Teröre tepki olarak maksadını aşan ve bölge halkını rahatsız eden uygulamaları terk edeceğiz' demişler. Şimdi kendileri, '15 Temmuz'u gerekçe göstererek maksadını aşan ve bütün insanları rahatsız eden' icraatlar yapıyorlar.  'Suçsuz insanlara karşı şefkatle muamele edeceğiz' demişler. Bugün ise suçlu- suçsuz ayrımı yapmadan öfke ile hareket ediyorlar" ifadelerini kullandı.

KHK TEPKİSİ

Resmi Gazete'de yayımlanan son KHK'da yer alan, '15 Temmuz darbe girişimi ve 'girişimin devamı niteliğindeki eylemlere' müdahale eden sivillerin cezai sorumluluğu doğmayacağı' ifadesinin çok yanlış ve ucu açık bir düzenleme olduğunu öne süren Cıdık, "Bu tür kararnameler yarın beklenmeyen ve istenmeyen sonuçlar ortaya çıkarabilir.  Bu ülke geçmişte, kendisini devlet yerine koyan, devlet adına iş yapmaya kalkanlardan çok çekmiştir.  Beyaz Toroslar, faili meçhuller hala bu milletin hafızasında canlılığını korumaktadır.  'girişimin devamı niteliğindeki eylemler?'  ifadesiyle ne kastedilmektedir? Bir olayın darbe girişiminin devamı olup olmadığına kim karar verecektir? İktidar ve onun kayıtsız- şartsız destekçiliğine soyunanlar, bu endişeleri dile getirenleri FETÖ'cülükle suçlamak yerine bu ve benzeri soruları hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde izah etmek zorundadır" diye belirtti.  

KHK ile FETÖ sanıklarına getirilen tek tip elbise düzenlemesini de eleştiren Cıdık, "Tecrübe edilen şey tecrübe edilmez.  Tek tip kıyafet zorunluluğunu bu ülke 12 Eylül'de tecrübe etti.  Tek sonucu dünya kamuoyunda Türkiye'yi daha da itibarsızlaştırmak oldu.  Bugünde aynı hataya düşülüyor. Kaş yapacağım derken göz çıkarılıyor. Tek tip elbise ne adalete, ne devlete ne de millete değil,  ancak ve ancak FETÖ'nün işine yarar. Türkiye'yi uluslararası kamuoyunda itibarsızlaştırmak isteyen lobilerin işine yarar.  Kendi elinizle Türkiye'de Guantanamo algısı oluşturmuş olursunuz.  Biz her zaman söylediğimizi bir kere daha söylüyoruz, bu ülkeye ihanet etmiş, darbe teşebbüsünde bulunmuş kim varsa en ağır biçimde cezasını çekmelidir. Lakin bu süreç yürütülürken en azami hassasiyet ve en doğru metot seçilmelidir" dedi."

Bylock'ta Zoka meselesinde, yetkili kurumların olaya el atması ve mağdurlar hakkında tahliyelerin başlamasının sevindirici olduğunu kaydeden Cıdık, "Aylardır hapis yatan bu insanlara devletimiz tarafından en kısa zamanda iade-i itibar yapılması şarttır. İşlerinden ihraç edilenlerin, açığa alınanların görevlerine iade edilmesi gerekir. Ne yazık ki bu süreçte hükümet mutedil bir yol izleyememiş, kurunun yanında yaşta yanar mantığı ile binlerce insanı mağdur etmiştir. Bugün geldiğimiz süreçte ise yanlış yaptığını fark ederek, mağdurları tahliye etmeye başlamıştır.  Temennimiz bir daha böyle bir süreç ile bu milletin karşı karşıya getirilmemesidir.  Bu millet iktidarın deneme yanılma tahtası değildir.  Yapılan hatalar sadece 'pardon' diyerek telafi edilemiyor.  Bu vesile ile mağdurlara, tahliye olanlara geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bu meseleyi özenle takip eden Saadet Partimizin Antalya il başkan yardımcısı Av. Ali Aktaş'a bu vesileyle teşekkür ediyorum. Saadet Partisi bundan önce olduğu gibi bundan sonra da yaşanan bütün haksızlıklara karşı en gür seda ile karşı durmaya devam edecektir" diye belirtti.

Bütçenin bir hükümetin kimliği ve ekonomi anlayışının aynası dile getiren Cıdık, "O zaman bu iktidarın 2018 bütçe rakamlarına bir bakalım. Bütçe büyüklüğü; 762,8 milyar lira. Bütçe gelirleri 696,8 milyar lira, vergi gelirleri 599,4 milyar lira, bütçe açığı ise 65,9 milyar lira. Bütçede en dikkat çekici rakamlardan birisi faize ödenecek miktar. İktidar Cumhuriyet tarihinin faiz rekorunu kıracak.  2018'de Faiz lobisine ödenecek miktar 71,7 milyar lira. Buna karşın ulaştırma yatırımlarına ayrılan pay 25 milyar lira. Eğitime ayrılan pay 14 milyar lira. Tarıma ayrılan 10, sağlığa ayrılan pay ise 8,5 milyar lira. Ulaştırma, eğitim, tarım, sağlık neredeyse bütün alanlardaki yatırımları toplasanız faize ödenen paraya yetişemiyor" şeklinde konuştu.

Cıdık, basın açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:

"Bütçede özellikle iki kalemde artışın yaşandığını gözlemliyoruz. Birincisi Milli Savunma Bakanlığı bütçesi: Yüzde 41 ile en fazla artış savunma bütçesinde gerçekleşiyor. 2017 yılında 64 milyar olan ödenek 2018'de 92 milyar liraya çıkarılıyor. Gerçekten dikkat çekici bir oran. Biz her zaman güçlü ve milli bir savunma sanayiini savunduk. Umarız bu artış savaşın değil barışın teminatı bir Türkiye için kullanılır. Ayrıca, milli silahların yapımı için bu paralar harcanır. İkincisi belediyelere ayrılan ödenekteki artış. 2018 yılı bütçesinde büyükşehir belediyeleri ile il özel idarelerine ayrılan kaynak yüzde 16 artırılarak 72,9 milyar liraya çıkarılıyor. Umarız bu ödenek de seçim yatırımı, seçim rüşveti olarak değil gerçekten Anadolu'nun kalkınması içindir. 2018 bütçesinin röntgenini çektiğimizde 3 sonuç görüyoruz. Birincisi, bu bütçe halk bütçesi değil rant bütçesidir. İkincisi, Bu bütçe üretim bütçesi değil tüketim bütçesidir. Üçüncüsü, bu bütçe geçim bütçesi değil seçim bütçesidir. Bu bütçede. Emekli yoktur. Asgari ücretli yoktur. Memur, işçi, emekçi yoktur. Kıt kanaat ayakta durmaya çalışan esnaf ve sanatkar yoktur. Çiftçi, üretici yoktur. Aslan payı her yıl olduğu gibi bu yılda rantiyeciye, bir avuç mutlu azınlığa aktarılacaktır. Yine en çok faiz lobisi ve bankalar kazanacaktır. Rakamlar bunun habercisidir.

HALK BÜTÇE'DE BULAMADIĞI UMUDU NİMET ABLA'DA ARIYOR

Türkiye'nin en kalabalık yeri piyango satış merkezleri olduğunu görüyoruz. Düşünün 80 milyonluk ülkede, ortalama 90 milyon adet piyango bileti basılıyor. Sadece yılbaşı çekilişi için bastırılan bilet sayısı 35 milyon adet. Diğer şans oyunlarını, kumar oyunlarını saymıyorum bile. Peki, tartışma ne? Efendim Piyango helal mi, haram mı? Şüphesiz ki inancımıza göre haram. Ama bu işin fetva boyutudur. Bir de sosyal boyutu var. Piyango ne kadar haramsa, bir milletin umudunu piyango kuyruklarına mahkûm etmek ondan daha büyük bir haramdır. Faiz ne kadar haramsa, bu milletin kaynaklarını faiz yoluyla bir avuç hortumcuya akıtmak ondan çok daha büyük bir haramdır. Artık maalesef bu umut kayboluyor.  Devlet vatandaşının refahını temin edemezse, onlarda umudunu piyango gişelerinde arar."

Basın toplantısına SP İl Başkan Yardımcısı İbrahim Zorlu, İl Yönetim Kurulu üyesi Emrah Öztekin, İl Tanıtım Başkanı Ahmet Akif Çoban ile Merkez İlçe Mahalli İdareler Başkanı Eyüp Ergün katıldı.

Diğer Haberler