Çorum’da adeta kanayan bir yara haline gelen argo kirliliği, Hakimiyet’in “EDEP YA HU!” başlıklı manşetiyle Çorumlular’ın tercümanı oldu.

Hakimiyet’in argo tesbiti topluma tercüman oldu

Paylaşın:

 

EROL TAŞKAN

Çorum’da adeta kanayan bir yara haline gelen argo kirliliği, Hakimiyet’in “EDEP YA HU!” başlıklı manşetiyle Çorumlular’ın tercümanı oldu. Herkesin bildiği ancak tek başına çözüm üretemediği bu çirkinliğin önüne geçmek için toplumun tüm kesimlerinden ses geldi.

Cadde ve sokakların hayasızlığa, çirkinliğe ve ahlaksızlığa teslim olmaması için tek yumruk olmalı, bıkıp usunmadan sabırla bu illeti gündemde tutup, anne ve babalar başta olmak üzere herkesten, bu çürümüşlüğü dur demek için üzerine sorumluluğu alacağına yürekten inanıyoruz.

Yılların yol açtığı bir ur olarak hayatımıza yapışmış olan bu pisliği, elbette bir günde atmamızın imkanı yok, ancak toplum olarak el birliği ettiğimizde ve her fırsatta bu çağrıları tekrarladıkça, bu kanayan yara iyileşecektir.

Sokaklarında galiz küfürlerin edilmediği, insanların aileleriyle sokağa, caddeye ve parklara çıkmaktan imtina etmediği bir Çorum’da yaşamak umuduyla, Hakimiyet bu çağrısı bıkıp usanmadan tekrarlayacak.

‘HAKİMİYET’İN ÇAĞRISI SEFERBERLİĞE DÖNÜŞMELİ’

Ensar Vakfı Çorum Şube Başkanı Erol Kavuncu; “Çorum Hakimiyet Gazetesi toplumuzun önemli bir "yarasına" parmak basmış. Bu önemli konuda ana-babalara, eğitimcilere, sivil toplum kuruluşlarına, devlete büyük sorumluluklar düşüyor.

Ensar Vakfı olarak bu konunun kanayan bir yara olmaktan çıkıp, gençlerimiz başta olmak üzere, toplumun tüm kesiminmde milli ve manevi değerler hassasiyetini yaygınlaştırmak için üzerimize düşeni daha fazlaszıyla yapmaya hazırız.

Kendisini bu dertten muzdarip sayan ve bu dertle dertlenen her kim varsa, bu konuyu gündeminden düşürmeyip, önce kendine sonra bir başkasına bu onuları nasihat etmelidir.”

‘BU ADIM DAHA DA İLERİ TAŞINABİLMELİ’

Hitit Akademi Derneği Başkanı Yrd. Doç. Dr. Zekeriya Işık; “İnsanın fabrika ayarlarından giderek uzaklaştığı günümüzde insanı sarmalayan bir sürü yeni hastalık türedi. Bunlardan birisi de Erol Bey'in kaleme aldığı argonun toplumsallaşması sorunudur.

Maalesef söz kirliliği cadde, sokak, park, otogar vb. ortak yaşam alanlarını esir almaya başlamış durumda. Erol Bey'e çok teşekkür ediyorum, kanaatimce o bu konuda bir şeyler yapılması gerekliliğinin ilk adımını atmak istedi, şimdi sıra toplumun diğer paydaşlarında .  Bu adım  burada kalmamalı daha ileri taşınmalıdır.”

‘SUÇU ÜZERİMİZE ALIP ÇARESİNİ BULMALIYIZ’

Cihannüma Çorum Temsilcisi Halil İbrahim Aşgın;“Dünkü Hâkimiyet Gazetesi'nde "Edep Ya Hu!" başlığıyla küfür ve argo dolu sözlerin sokaklarımızı istila ettiğine dair Erol Taşkan imzalı haberi üzülerek ve büyük bir suçluluk duygusuyla okudum. Eğer çocuklarımız, gençlerimiz ya da erkeğiyle kadınıyla koca koca insanlar, ulu orta küfür ve argoya başvurabiliyorsa bu sadece onların değil, onlarla yeterince ilgilenmeyen öğretmeninden siyasetçisine, sivil toplumcusundan esnafına; emniyetinden din görevlilerine kadar hepimizin yani tüm toplumun vebalidir, günahıdır. Demek ki bizler görevlerimizi layıkıyla yapmıyoruz ki şehrimizde küfür, argo, hayâsızlık ve edepsizlik almış başını gitmiş.

Mezarlıklarında Suheybi Rumi, Kerebi Gazi ve Ubeydi Gazi gibi sahabeleri metfun olan, Çanakkale'de yüzlerce şehit veren, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da onlarca yiğidini ve daha bir yıl önce 15 Temmuz'da birçok kahramanını şehit veren bu mübarek şehrin sokaklarında küfür ve argoyla konuşmak sadece dirilere değil, yukarıda saydığım sahabelerimize ve şehitlerimize de büyük bir saygısızlık ve edepsizliktir. Bu milletin ve bu şehrin çocuklarına kötü söz, kem göz değil; en çok da edep ve hayâ yakışır. Geçmişte sosyal duyarlılık içeren birçok haber ve yayına imza atan Erol Taşkan'ın (Hâkimiyet Gazetesi'nin) bu serzenişini ve ikazını, suçu başkalarına atmadan hepimiz üzerimize alalım. Diyanet, Siyaset, Emniyet, Sivil toplum ve Milli Eğitim başta olmak üzere "küfürsüz, argosuz ve günahsız şehir" sloganıyla bir yeni besmele çekelim. Başta küfür ve argo olmak üzere her türlü ahlaksızlık ve edepsizliğe karşı milletimizin sağduyusunu harekete geçirelim. Biz Cihannüma Derneği İl Temsilciliği olarak bu konuda inisiyatif ve vazife almaya her zaman hazırız.

Her konuda olduğu gibi bu meselede de tek örneğimiz olan Peygamber Efendimiz’in konuyla alakalı sözlerinden bazıları ise şunlardır: "Müslümana sövmek fâsıklıktır". "Kim bana iki çenesi arasındaki (dili) ile iffet ve nâmusunu koruma sözü verirse, ben de ona cennet sözü veririm". "Yarım hurma vermek sûretiyle de olsa cehennemden korunun. Bunu da bulamayan (hiç olmazsa) güzel bir sözle cehennemden korunsun!". "Allâh'a ve âhiret gününe inanan, ya hayır söylesin ya da sussun!". "Özür dilemek zorunda kalacağın bir sözü söyleme!".  "Mümin dil uzatıcı değildir, lânet okuyucu değildir, kötü iş yapan değildir, kötü söz söyleyen değildir".

Bütün bu ayeti kerimeler ve hadisi şerifler ışığında, küfür ve argoyla dilimizi ve gönlümüzü kirletmeden, Rabbimizin huzuruna tertemiz gitmeyi Allah hepimize nasip etsin.”

 

 

Diğer Haberler