Cadde ve sokaklarda kimi gençlerin ahlaka uymayan tavırları, "Yeter artık, edep ya hu!" denilecek seviyeye ulaştı.

EDEP YA HU!

Paylaşın:

 

HABER YORUM/EROL TAŞKAN

Cadde ve sokaklarda kimi gençlerin ahlaka uymayan tavırları, aile-bayan tanımaksızın insanların kulağı duyacağı kadar küfür içeren sözlerle konuşan insanların argo kusmukları, "Yeter artık, edep ya hu!" denilecek seviyeye ulaştı.

Özellikle aileleriyle birlikte kaldırımda yürüyen insanlar, yanı başından geçen insanların her adım başı ettiği küfür sözlerini dinlemekten, duyduğu hicaptan utanır oldu.

Küfredenin utanmadığı, yanındaki genç kıza sarılıp öpe öpe yolda yürüyen gencin ar etmediği toplumda, bu işin utancını da zilletini de ahlaklı insanlar çeker oldu.

Bindiğiniz toplu taşıma aracında, hemen önde oturanın konuşmasında, her kelimenin başına eklediği sin-kaf'lı sözler, özellikle bayanların başını yere eğip, duymamaya çalışmasına yol açarken, birisinin yapacağı uyarı kavganın fitilini ateşleyebiliyor.

İşin asıl garibi şu ki, pek çok insan konuşurken küfür ettiğinin, sin- kaf'lı kelimeler kullandığının farkında bile değil. Küfür adeta ağzımıza yuva yapmış. Öyle ki, bu çirkin ve ahlaksız hastalık gencinden orta yaşlısına, hatta yaşlısına kadar toplumun çoğuna sirayet etmiş.

Aslında baktığınızda tertemiz bir insan görünümü veren bu kişiler, uygun dille uyardığınızda yaptığının ahlakla bağdaşmadığına, empati yaptığı zaman kendisinin de kabullenemeyeceği bir duruma ulaştığına kanat getirebiliyor.

Arkadaşlarıyla yolda yürüyen gençlerin çoğu, yüksek sesle bu küfürleri etrafa saça saça yürürken, bir gün de kendi annesi ya da kız kardeşiyle yolda yürürken aynı çirkinliği gördüğünde yaşadığı mahcubiyeti unutabiliyor.

Burada esas olan, herkesin özellikle bayanların bulunduğu ortamda edeple konuşmasıdır. Kaldı ki ortamda bayan olmasa bile küfrün erkekler arasında bile hoş görülmeyip, kınandığını unutmamamız gerekir.

Bu konulardaki rahatsızlığını ifade eden insanlar, ister gece ister gündüz kalabalık ortamlarda aileleriyle yürümekten çekinir olduklarını kaydediyor. Oturduğunuz bir çay bahçesinde, hemen yanı başınızdaki masada yer alan insanların ağızlarından küfür kusmayacağının garantisi yok.

Kalabalıklar arasında kaybolduğunu zannedip insanlıktan çıkan kişilerin pek çoğu, kendi aileleri arasında eminiz ki düzgün konuşma şekline geçiyor. Ya da bir başkasının küfürlü ve ahlaksız sözlerine kulak misafiri olduğunda, yanındaki anne ya da kız kardeşini düşünerek tepkili olabiliyor.

Ne küfrün, ne de ahlaksızlığın savunulacak hiç bir tarafı yoktur. Kimse yan yana yürüyen kızlı erkekli gençlerden rahatsız değil. Birileri çıkıp ta bu tepkimizi çağdaşlık sınırları ile ölçüp laf etmesin diye üstüne vurgu yapma gereği duyuyoruz. Gençlerin sergilediği ahlaksızlık, özellikle mahalle aralarında bulunan parklara, apartman aralarına kadar taşmış durumda. Hatta öyle ki, otobüs durağında onca insan aileleriyle ve çocuklarıyla beklerken, iki adım ötedeki gençlerin sözle bile ifade etmeye utandığımız davranışlarının, zerre kadar çağdaşlık ya da bilmem ne kılıfla örtülecek tarafı yoktur.

Bozulup içten içe çürüdüğümüzün en açık göstergesi olan bu pisliklere neden olanlar da, uzaydan gelenler değil, bu toplumun bir parçası olan bizler tarafından sergileniyor. Evvela anne ve babalar, caddede sokakta karşılaştığı bu ahlaksızlığa kendi evlatlarının ne kadar bulaşıp bulaşmadığını sorgulamalı ve evlatlarına gereken tenbih ve terbiyeyi aşılamalıdır.

Eğitimcilerimiz bu konuyu özellikle ele alıp, öğrencilerine bu yönde telkinlerde bulunarak toplumun düzelmesine katkı sağlamalıdır.

 

 

Diğer Haberler